Hatay’da Edebiyat

0
312

HATAY’DA EDEBİYAT

 

Öğretim Görevlisi Yusuf YILDIRIM (yyildirim@marmara.edu.tr)

 

GEÇMİŞTEN SÜZÜLENLER

 

Yurdumun en güneyindeki Hatay,  yeşil mi yeşildi eskiden. Düziçi İlköğretmen Okulu’nda okuyorduk.  Yarıyıl ve yaz  tatilleri için kiraladığımız küçük otobüslerle Haruniye’den hareket edince güçlü bir sevinç kaplardı içimizi. Erzin’de başlayan çeşitli tondaki yeşilliklere Akdeniz’in berrak maviliği eşlik ederdi sanki. Yüksek Belen geçidinin kısa dönemeçleri başımızı döndürürdü.  Amik ovasında da açık mavi, yeşil ve buğday sarısı doğa tablosu oluştururdu. 1960lı yılları anımsadım.

 

Bugün kuraklık Hatay’da da büyük sorun. Amik ovasına halk “deniz” der. Denizden ayrılması veya çöküntü gölü olmasının payı var. Gençken yer altı suyu çıkarmak için artezyen kuyusu açtığımızda birçok deniz kabuklusunun kalıntısını da bulduğumuzu hatırlıyorum.

 Herkes yağmur duasına çıkıyor, kuraklık bitsin diye. Ey insanoğlu yaptıklarının bedelini ödeyeceksin. Hatay’ın endüstri bitkilerinin üretildiği Kırıkhan’ın bazı köylerinde eskiden yağmur duası töreni şöyle yapılırdı:

 

“Nisan, Mayıs ayları kurak geçince, yaşlılar öncülüğünde ‘Modu modu çağırma’ya çıkılırdı. Gençlerle çocuklar “Modu” adını koydukları bir korkuluk yaparlar, eski giysiler giyerlerdi. Kalabalık, güneşin batınca  bir sırığa bağlanan korkuluğu ev ev dolaştırır ve şu tekerlemeyi söylerdi:

“Modu! Modu!
Anan kimden doğdu
Bir kaşık sudan doğdu
Ver Allah’ım ver
Kırk gün yağmur
Elli gün çamur”

Kapısı çalınan ev sahibi,  korkuluğun üzerine bir kova su döker; kalabalığa yağ, un, bulgur verirdi. Ertesi gün de türbeye gidilerek topluca dua edilirdi.”

 

Yeşil ile mavinin, barış ile özgürlüğün edebiyatı Hatay’da günümüzde de canlı.

Eski seçkinler gibi aruzla Divan şiiri örnekleri yazan Antakyalı Yahya Efendi’nin Divançesi’ni merhum Vahid Çabuk 1996’da yayınladı. Münip Efendi de ünlü bir klasik şiir temsilcisidir.

 

Saz çalmak, heceyle şiirler söylemek halkın eğlencesiydi. Günümüzde de düğünlerde yerel sanatçılar çalmakta, söylemekte. Küresel eğlenceye direnen gerçek halk sanatçıları Hatay’da pek çok.  Yerel sanatçımız Asım Kuzuluk’un  Barak havalarıyla ilgili sözleri etkili örnek: “Baraklar icra olarak Halk müziği içinde özel bir tavır, bir üslûptur. İcra konusunda az evvel bahsettiğimiz bölgenin dışına çıkmak durumundayız. Nizip, İslahiye, Hatay’dan Yayladağı Bayırbucak, Fırat boyundan Suriye sınırını takip edip Lazkiye’ye kadar uzanan bölgede 120’ye yakın Türkmen köyünde, Amik ovasında, Toroslar’ın iç bölgesinde, Maraş’ta Pazarcık, Narlı civarında icra edilen bir halk müziği tavrımızdır.”

Eskiden argıl adlı üç orta kamışın birleştirilmesiyle yapılan üflemeli çalgıyla “dolanı” yani halay çekilirdi. Pazar yerlerinde destancılar,  heceyle söyledikleri bir acıklı olayı anlattıkları iki sayfalık şiirlerini özel ezgisiyle okuyarak halka 25 kuruşa satardı. Şiir hayatın güzelliğiydi. Ünlü bir saz şairimizi,  kültür ve sanat araştırmacısı Mehmet Tekin, Hataylı Âşık Mehmet Sakar Hayatı Şiirlerinden Seçmeler adlı kitabında tanıtır.

 

Hataylı edebiyatçılar üç gruptur:

1. Şairler

2. Hikaye ve romancılar

3. Düzyazıcılar

a. Devrimciler

b. Gelenekçi görüşlüler

 

DEFNE ŞAİRLERi

Harbiye’nin eski, mitolojik adı “Defne”dir. Her mevsim doğa güzelliğini şairler işlerler.

MAHMUT KURU, Defne Elektrik’te görevlidir. Varlık dergisinde lirik, pastoral şiirleri yayımlanır. İklimden İklime 1945’te Taşlı Tarla 1957’de basılan şiir kitaplarıdır.

ALİ YÜCE, yüce tepelerle yükselen Yayladağı’ndan Düziçi Köy Enstitüsü’ne kanatlanır. Bu irfan ocağında aydınlanır. Aydınlık savaşçılığını ustaca sürdürür.

Son nefesine kadar da bize ışık olmaya devam edecektir.  Birkaç şiir kitabının adını yazayım: Halk Çağı (1981), Anamı Arıyorum (1983), Ortadoğu Şiirleri (1983), Antakya Çarşıları (1986), Yunuslama (1991), Havalı Meryem (1994), Sevgim Servetimdir (1997). Bir şiirini okuyalım.

 

HARİTADA DENİZE GİRİYORUM

Hem acılar eğitiyor

Hem türkü söylüyorum

Aslında bir yapının

Temelini atıyorum

 

Tuğlam pişmemiş daha

Demirim yok çimentom yok

Kumum kirecim hazır değil

Bu yapı ne zaman biter

Kaçıncı katta bulurum güzeli

Belli değil

 

Bir yağmur bulutunu

Elime alıp kokluyorum

Bulut mulut bahane

Aslında bir şiirin

Temelini atıyorum

 

İlk dizeyi yazıyorum

Kan ter içinde kalemim

Kimseye göstermeden

Haritada denize giriyorum

Ne zaman çıkarım bilmem

Hangi kıyıda bulurum güzeli

Belli değil

 

Boğazıma doluyor

Sözcükler şiir molekülleri

Yarı yoldan geri dönüyorum

Tatlı mı ekşi mi deniz

Rengi sarı mı pembe mi

Korsan beye sorun bunu

Vallahi ben bilmiyorum

…..

Süleyman OKAY (1928 -1999), Arif ÇOŞKUN (1928-1995) ve Sabahattin YALKIN (1934 – )  üç şair dosttur. Asi’yi, güneyi, Antakya’yı işlerler. Şiirleri duygulu, duyarlı ve betimleyici özellikler taşır. Heceye daha yakındırlar.  Sabahattin YALKIN’ın Asi Destanı Kültür Bakanlığı yayınları arasında basıldı.

 

Hüseyin Ferhad (1954 -),  öğretmen şairlerdendir. Kılıç İpte Sınanır adlı toplu şiirleri 2000’de basıldı.

 

EDEBİYAT DERGİLERİ:  Türk Dili Dergisi,  Ahmet Miskioğlu’nun iki ayda bir İstanbul’da çıkardığı dil ve edebiyat dergisidir. Hatay ile ilgili yazar ve kitaplara sayfaları açıktır. Amik Dergisi’ni  Nazlı Güldiker aylık olarak  2000’den bu yana Antakya’da çıkarıyor. Alternatif Dergisi, 2002’den bu yana her ay Şekip Beyaztunç’un Samandağ’ında  çıkardığı dergidir.

 

HATAY İNSANLARINI ANLATANLARI

 

Bekir Sıtkı KUNT (1905 -1959), milletvekili, yargıçlık yaptı. Memleket Hikayeleri (1933), Yataklı Vagon Yolcusu (1948) önemli iki eseridir. Hikayelerinin yeni ve toplu basımı yapılmalı.

 

Ayla KUTLU (1938 – )  kamu kurumlarında görevliydi. Roman, öykü, çocuk kitabı ve anı yazarıdır. Kadın duyarlılığı, aile ilişkileri, kuşak çatışması eserlerinin özellikleridir.

Islak Güneş, Bir Göçmen Kuştu O, Emir Bey’in Kızları roman; Hüsnüyusuf Güzellemesi, Sen de Gitme Triyandafilis öykü, Zaman da Eskir anı kitaplarıdır.

 

Burhan GÜNEL (1947- )  hava subayı emeklisidir. Karşı edebiyat dergisini çıkardı. Acının Askerleri, Baraka, Ateş Uykusu roman; Dünyanın En Güzel Kadını, Karanfil ve Hançer, Çiçekler Korunağı öykü;  Sevinç Dolu Bir Akşam, Güvercinler çocuk kitaplarıdır.

 

DÜŞÜNCELERLE SAVAŞANLAR

 Cemil MERİÇ (1917 -1987)  sosyalizmle başladığı yazarlığını gelenekçilikle noktaladı. Bu Ülke, genç gelenekçileri uyandıran eseridir. Batıyı sorgulayan Meriç, gençleri etkiledi. Dilde, düşüncede yerleşmiş değerleri Umrandan Uygarlığa’da  işledi.

Kemal SÜLKER (1919 -1995), DİSK’in etkin temsilciydi.  Sosyalizmi her zaman savundu. İki anı kitabı okunmalı: Anılara Yolculuk, Savaş Yıllarında Bir Sürgün

 

Hocaların hocası Emin IŞIK (1936 -), Prof. Dr. Ahmet TURAN (1945 -), Dr. Vahid  ÇABUK (1946 -2000), Prof. Dr. Sefa SAYGILI (1955 -) , Dr. Mehmet SILAY (1949 – ), Abdullah Lelik (1954 -) gibi yazarlarımız merhum Cemil Meriç’in başlattığı gelenekçi çizgide inceleme ve mesleki eserler yazdılar.

 

 Devrimci, yenilikçi edebiyatçıların bazılarını sıralayayım: Cemil YENER (1913 -1995) öğretmendi. İncelemeler yayımladı.  Ahmet MİSKİOĞLU (1924 – ) Türk Dili Dergisini yayımlamakta ve edebiyat toplantıları düzenlemekte. Sait Faik çalışması basıldı.  Ergun SAV (1933 -)  tiyatro eleştirileri yazdı. Yalçın KÜÇÜK (1938 – )  en haşarı, farklı Hataylı’dır. Tülay FERAH da Reyhanlı doğumlu başarılı öykü yazarımızdır.

 

Bu yazı,  bir genel değerlendirme, döküm amacıyla yazıldı. Türkiye’nin durumunu da yansıtmak istedim. Edebiyat ekonomik ve sosyal hayattan ayrı değildir. Siyasi sorunlar edebiyata da yansır. Bundan sonraki yazılarımda bu gerçeğe de uyacağım.

(6490)