Yunus Emre Divanı’ndan Seçmeler

0
293

TANITIM: Gerçek aşkı arayan Yunus Anadolu köylüsünün örneğidir. Dili ile arınmışlığı söyleyen, özleyen ozan kendisini bu dünyada konuk sayar. Allah aşkı, ölüm, gurbet, ilim, dervişin özellikleri gibi temalarına örnekler verelim.

ŞİİRLER:

Geldi geçdi ömrüm benüm şol yel esüp geçmiş gibi

Hele bana şöyle [geldi] şol göz açup yunmış gibi

İşbu söze Hak tanukdur bu cân gövdeye konukdur

Bir gün [ola] çıka gide kafesden kuş uçmış gibi

Miskîn Âdem oğlanını benzetmişler ekinciye

Kimi biter kimi yiter yere tohum saçmış gibi

Bu dünyada bir nesneye yanar içüm göynür özüm

Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi

Bir hastaya vardın ısa bir içim [su] verdin-ise

Yarın anda karşu gele Hak şarâbın içmiş gibi

Bir miskîni gördün-ise bir eskice verdün-ise

Yarın anda sana gele Hak şarâbın içmiş gibi

YÛNUS Amra bu dünyada iki kişi kalur derler

Meger Hızır İlyâs ola Âb-ı Hayât içmiş gibi

*

Sensin kerîm sensin rahîm Allâh sana sundum elim

Senden artuk yokdur emüm Allâh sana sundum elim

Ecel geldi va‘de erdi bu ömrüm kadehi toldı

Kimdür ki içmedin kaldı Allâh sana sundum elim

Gözlerim göge süzüldü cânum gögüzden üzüldü

Dilüm tetigi bozuldı Allâh sana sundum elim

Uş biçildi kefen donum Hazrete yöneltdim yönüm

Aceb nice ola hâlim Allâh sana sundum elim

Urdılar suyum ılıdı kavim kardaş cümle geldi

Esen kalsun kavim kardaş Allâh sana sundum elim

Geldi salacam sarılur dört yana salâ vérilür

El namâzuma derilir Allâh sana sundum elim

Salacamı götürdüler makbereme yetürdiler

Halka olup oturdular Allâh sana sundum elim

Çün cenâzeden şeşdiler üstüme toprak eşdiler

Hep koyubanı kaçdılar Allâh sana sundum elim

Yedi tamu sekiz uçmak her birinin vardur yolu

Her bir yolda yüz bin çârsû Allâh sana sundum [elim]

Geldi Münkir-ile Nekîr her birisi sordı bir dil

İlâhî sen cevâb vergil Allâh sana sundum elim

Görün aceb oldı zamân gönülden eyleriz fiğân

Ölür çün anadan toğan Allâh sana sundum elim

YÛNUS tap uzat bu sözü Allâh’ına dutgıl yüzü

Dîdârdan ayırma bizi Allâh sana sundum elüm

*            **

İşidün ey yârenler eve dervîşler geldi

Cân şükrâne verelim eve dervîşler geldi

Her kim görür yüzünü indirir kend’özini

İlm-i bâtından öter eve dervîşler geldi

Dervîşler uçar kuşlar deniz kenârın kışlar

Zihî devletlü başlar eve dervîşler geldi

Dervîşler yüzü  sulu görenler olur delü

Bâtını ‘Arşdan ulu eve dervîşler geldi

Seydî Balum elinden şeker tamar dilinden

Dost bâğçesi yolından eve dervîşler geldi

YÛNUS kulun ögürsüz kimsesi yok yalınuz

Fidî olsun cânumuz eve dervîşler geldi

*

Aceb şu yerde var m’ola şöyle garîb bencileyin

Bağrı başlu gözi yaşlu şöyle garîb bencileyin

Gezdüm Urum-ıla Şâm’ı yokaru illeri kamu

Çok istedüm bulımadum şöyle garîb bencileyin

Kimseler ğarîb olmasun hasret odına yanmasun

Hocam kimseler olmasun şöyle garîb bencileyin

Söyler dilim ağlar gözüm garîblere göynür özüm

Meger ki gökde yıldızım şöyle garîb bencileyin

Neçe bu derd-ile yanam ecel ere bir gün ölem

Meger ki sinimde bulam şöyle garîb bencileyin

Bir garîb ölmiş diyeler üç günden sonra tuyalar

Sovuk suy-ıla yuyalar şöyle garîb bencileyin

Hey Amra’m YÛNUS bî-çâre bulunmaz derdüne çâre

Var imdi gez şârdan şâra şöyle garîb bencileyin

*

İlim ilim bilmekdür ilim kendin bilmekdür

Sen kendini bilmezsin yâ nice okumakdur

Okumakdan ma‘na ne kişi Hakkı bilmekdür

Çün okudun bilmezsin ha bir kuru emekdür

Okıdum bildüm déme çok tâ‘at kıldum deme

Eri Hak bilmez-isen abes yere yelmekdür

Dört kitâbun ma‘nîsi bellüdür bir elifde

Sen elif dirsin hoca ma‘nası ne demekdür

YÛNUS Emre der hoca gerekse var bin hacca

Hepisinden eyüce bir gönüle girmekdür

01                          ****

Dervîşlik dedükleri bir  acâyib durakdur

Dervîş olan kişiye evvel dirlik gerekdür

Çün erde dirlik ola Hakk-ıla birlik ola

Varlığı elden koyup ere kullık gerekdür

Kullık eyle erene bakup Hakkı görene

Senden haber sorana gey miskînlik gerekdür

Hak ere benüm dedi varlığın erde kodı

Erenlerün himmeti yerden göge direkdür

Bu dervîşlik berâtın okumadı müftüler

Anlar ne bilsün anı bu bir gizlü varakdur

YÛNUS sen  ârif-isen anladum bildüm dime

Dut miskînlik etegin âhır sana gerekdür

*

İster-idüm Allâh’ı buldum-ısa ne oldı

Ağlar-ıdum dün ü gün güldüm-ise ne oldı

Erenler meydânında yuvarlanur top idüm

Pâdişâh çevgânında kaldum-ısa ne oldı

Erenler sohbetinde deste kızıl gül idüm

Açıldum ele geldüm soldum-ısa ne oldı

Âlimler  ulemâlar medresede buldıysa

Ben harâbat içinde buldum-ısa ne oldı

İşit YÛNUS’ı işit uş yine delü oldı

Erenler ma‘nasına taldum-ısa ne oldı

*

Bir kez gönül yıktın ısa bu kılduğun namâz degül

Yetmiş iki millet dahı elin yüzün yumaz degül

Kanı erenler geldi geçdi bunlar yurdu kaldı göçdü

Pervâz urup Hakka uçdı hümâ kuşudur kaz degül

Yol oldur ki toğrı vara göz oldur ki Hakkı göre

Er oldur alçakda tura yüceden bakan göz degül

Şoğrı yola gitdin-ise er etegin tutdun-ısa

Bir hayır da ettin-ise birine bindür az degül

YÛNUS bu sözleri çatar sanki balı yağa katar

Halka metâ‘ların satar yüki gevherdür tuz degül

*

Cânlar cânını buldum bu cânum yağma olsun

Assı ziyândan geçdüm dük[k]ânum yağma olsun

Ben benligümden geçdüm gözüm hicâbın açdum

Dost vaslına erişdüm gümânum yağma olsun

İkilikden usandum birlik hânına kandum

Derdi şarâbın içdüm dermânum yağma olsun

Varlık çün sefer kıldı dost andan bize geldi

Vîrân gönül nûr toldı cihânum yağma olsun

Geçdüm bitmez sağınçdan usandum yaz u kışdan

Bostânlar başın buldum bostânum yağma olsun

YÛNUS ne hoş demişsin bâl u şeker yemişsin

Bâllar bâlını buldum kovanum yağma olsun

 

KAYNAKÇA : 1. Abdülbaki GÖLPINARLI, Yunus Emre, Altın 1973,    2. Mustafa TATÇI,       Yunus Emre Divanı Akçağ 2002.  3. İlhan BAŞGÖZ, Yunus Emre, 4. Faruk Kadri TİMURTAŞ, Yunus Emre Divanı.

(4887)