Orhan Veli, Bütün Şiirler

0
239

TANITIM: Varlık, Bilgi, Can, Adam, Yapı Kredi Yayınlarınca basılan BÜTÜN ŞİİRLER şairin sağlığında kitaplarına aldığı şiirlerle dergilerdeki ve defterindeki şiirlerinin toplamıdır.Yapı Kredi Yayınlarının 2004’te yayınladığı Bütün Şiirleri’nde küçüklü büyüklü 177 şiir bulunmaktadır. Garip 36, Vazgeçemediğim 11, Destan gibi 1, Yenisi 15, ve Karşı’da 17 olmak üzere kitaplarındaki şiirlerinin sayısı  80’dir. Bu durumda 97 şiir şairin kitabına eklenmiştir. Araştırma için hepsini görmek gerek. Şairin belirlediği şiir kitabı düzenini değiştirmek doğru değil. Orhan Veli Kanık ve Garipçiler adlı kitabımda şairin şiirini dört döneme ayırdım ve inceledim: 1. İlk şiirler, 2. Garip, 3. Garip sonrası, 4. Yaprak dergisi.

 

 

ŞİİRLER:

KİTABE-İ SENG-İ MEZAR
I

Hiçbir şeyden çekmedi dünyada

Nasırdan çektiği kadar;

Hatta çirkin yaratıldığından bile

O kadar müteessir değildi;

Kundurası vurmadığı zamanlarda

Anmazdı ama Allahın adını,

Günahkar da sayılmazdı.

Yazık oldu Süleyman Efendi’ye

II

Mesele falan değildi öyle,

To be or not to be kendisi için;

Bir akşam uyudu;

Uyanmayıverdi.

Aldılar, götürdüler.

Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.

Duyarlarsa öldüğünü alacaklılar

Haklarını helâl ederler elbet.

Alacağına gelince…

Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.
III

Tüfeğini depoya koydular,

Esvabını başkasına verdiler.

Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,

Ne matarasında dudaklarının izi;

Öyle bir rüzigar ki,

Kendi gitti,

İsmi bile kalmadı yadigâr.

Yalnız şu beyit kaldı,

Kahve ocağında, el yazısiyle:

“Ölüm Allahın emri,

Ayrılık olmasaydı.”

 

ANLATAMIYORUM

 

(moro romantico)

Ağlasam sesimi duyar mısınız,

Mısralarımda;

Dokunabilir misiniz,

Gözyaşlarıma, ellerinizle?

 

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu

Bu derde düşmeden önce.

 

Bir yer var, biliyorum;

Her şeyi söylemek mümkün;

Epiyce yaklaşmışım, duyuyorum;

Anlatamıyorum.

 

HÜRRİYETE DOĞRU

 

Gün doğmadan,

Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.

Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,

İçinde bir iş görmenin saadeti,

Gideceksin;

Gideceksin ırıpların çalkantısında.

Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı;

Sevineceksin.

Ağları silkeledikçe

Deniz gelecek eline pul pul;

Ruhları sustuğu vakit martıların,

Kayalıklardaki mezarlarında,

Birden,

Bir kıyamettir kopacak ufuklarda.

Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin;

Bayramlar seyranlar mı dersin, şenlikler cümbüşler mi

Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mı?

Heeeey!

Ne duruyorsun be, at kendini denize;

Geride bekliyenin varmış, aldırma;

Görmüyor musun, her yanda hürriyet;

Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;

Git gidebildiğin yere.

 

KARMAKARIŞIK

 

Bir akla yaralı kalbim,

Boyacının sandığında;

Güvercinim kağıt helvasında;

Sevgilim kayığın burnunda;

Yansı balık,

Yansı insan;

İn  miyim?

Cin miyim?

Ben neyim?

 

İSTANBUL’U DİNLİYORUM

 

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;

Yavaş yavaş sallanıyor

Yapraklar, ağaçlarda;

Uzaklarda, çok uzaklarda,

Sucuların hiç durmıyan çıngırakları;

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

 

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Kuşlar geçiyor, derken;

Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.

Ağlar çekiliyor dalyanlarda;

Bir kadının suya değiyor ayakları;

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

 

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Serin serin Kapalı Çarşı;

Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa;

Güvercin dolu avlular.

Çekiç sesleri geliyor doklardan,

Güzelim bahar rüzgârında, ter kokuları;

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

 

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Başında eski alemlerin sarhoşluğu,

Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;

Dinmiş lodosların uğultusu içinde

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

 

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Bir yosma geçiyor kaldırımdan;

Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.

Bir şey düşüyor, elinden yere;

Bir gül olmalı;

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

 

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;

Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;

Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;

Beyaz bir ay doğuyor, fıstıkların arkasından

Kalbinin vuruşundan anlıyorum;

İstanbul’u dinliyorum.

KAYNAKÇA: 1.Hakan SAZYEK, Cumhuriyet Dönemi Türk Şiirinde Garip Hareketi, Türkiye İş Bankası Kültür, Ankara 1999. 2.Yusuf YILDIRIM, Orhan Veli Kanık ve Garipçiler, Toker, İstanbul 2004 3.Asım BEZİRCİ, Orhan Veli, Altın, İstanbul. 1991. 4. Memet Fuat, Orhan Veli, Adam, İstanbul 2000. 5. Bilge ERCILASUN, Milli Eğitim Bakanlığı,İstanbul 1994.

(4023)