Mevlana, Mesnevi’den Seçmeler

0
345

TANITIM: Altı ciltlik Mesnevi öykülerlerle dini öğütler verilen bir eserdir. Farsça yazılan Mesnevi’yi günümüz diline Abdülbaki Gölpınarlı, Şefik Can tam metin olarak aktardılar.

METİN:

MESNEVİ’NİN İLK ON SEKİZ BEYTİ

Mesnevi’nin Fatihası demek olan ilk onsekiz beyti­ni başta Süleyman Nahifi olmak üzere, son yıllara ka­dar birçok şairlerimiz nazmen Türkçeye çevirmişlerdir. Bu tercümelerden biri de şöyledir:

 

Dinle Ney’den, nasıl hikâyet eder?

Ayrılıklardan şikâyet eder:

 

Koptuğumdan beri kamışlıktan ben,

Ağlar kadın – erkek inleyişimden.

 

İsterim hasretle doğranmış yürek:

Derdimi dökeyim feryat ederek.

 

Aslından kopup da ayrı kalanlar

Gene o kavuşma gününü arar.

 

Her mecliste geldim ben âh-ü zara,

Es oldum bedbahta ve bahtiyara.

 

Her biri sandı ki bana oldu yâr,

Lâkin aramadı bende ne sır var?

 

Sırrım, feryadımdan değildir uzak,

O nuru yok sanır lâkin göz, kulak.

 

Gizli değildir can tene, ten cana.

Canı görmek için izin yok sana.

 

Yel değil, ateştir bu Ney’in sesi,

Kimde bu ateş yok, sönsün nefesi.

 

Aşkın ateşidir ki Ney’e düştü,

Âşkın coşmasıdır ki meye düştü.

 

Yardan ayrılanın Ney gönül sesi,

Perdemizi yırttı Onun perdesi.

 

Ney gibi panzehir var mıdır böyle,

Hem uygun, hem düşkün, kim gördü söyle?

 

Ney kanlarla dolu yollan söyler,

Ney, Mecnûn âşkını hikâye eyler.

 

Bu aşkı kim anlar bîhuştan gayri?

Dile mahrem var mı kulaktan ayrı?

 

Günler gam içinde vakitsiz soldu.

Günler yanışların yoldaşı oldu.

 

Sen varsın, günlerim ne gam, gittiyse,

Sen kal, temizlikte eşi yok kimse.

 

Balıktan gayrisi suyuna kandı

Nasipsizin gönlü gecikip yandı.

 

Pişkinin halini hiç anlar mı ham?

Söz kısa gerektir imdi vesselam.

 

(Mehmet ÖNDER, Mevlana hayatı eserleri,Tercüman 1001 Temel Eser:7, İstanbul)

KAYNAKÇA: 1. Abdülbaki GÖLPINARLI, 2. Mehmet ÖNDER, 3.Şefik CAN.

(5805)