Mehmet Akif Ersoy, Safahat

0
300

TANITIM: Yirminci yüzyılın insan portreleri, halk hikâyelerini geçmişin olumlu ve ideal örnekleriyle anlatan Mehmet Akif’in yedi kitaplık bütün eserini bir ırmak roman gibi görmek de mümkün. Yaşadığını, doğru bulduğunu yazarak şiirde gerçekçiliğin öncüsü sayılan en önemli özelliği de dinsel hayatı edebiyata, şiire tekrar koymasıdır. Tasvirciliği ve gözlemciliği ile Emile Zoka’nın deneysel roman örneklerine yakınlaşan Mehmet Akif, ahlâkı, edebi edebiyatın kalbine yerleştirmesiyle ondan uzaklaşır. Öyleyse Safahat nedir? Önce bir uzun manzum eserdir. Sonra halkın içinde ve onun gibi yaşayan bir şairin duygulanışlarını, düşünüşünü, görüşlerini dile getirdiği orijinal bir eserdir. Şeyh Sadi’yi örnek aldığını, Muhammed Abduh ile Cemaleddin Efgani’den etkilendiğini kendisi de söyler. Bugünü dün ile karşılaştırarak hem din hem de tarih bakımından ibret alınmamızı, uyanmamızı ister. Öğüt vermek güzel örnek göstermek yöntemleridir.

Yedi kitaptaki 108 şiirde 11240 dize vardır. En uzun eser 2292 dizeyle Asım’dır. Kitapları sırayla inceleyelim:

1. Safahat. Hayatın safhaları, bölümleri anlamındadır. 44 manzumede şairin kendi hayatının çevresinde İstanbul insanlarını, semtlerini, eğlence ve göreneklerini tanırız. Küfe, Seyfi Baba, Kocakarı ile Ömer, Mahalle Kahvesi. Ressam Haklı örnek şiirlerdir.

2. Süleymaniye Kürsüsünde. Camiinin edebiyata giriş örneğidir. 1002 dizelik eser İstanbul içi ve doğu dünyası gezileri, izlenimleri, gözlemleri diye iki bölümle ayrılabilir. Mehmet Akif’in Köprü’den Süleymaniye’ye kadarki yolculuğu iç gezi, kürsüdeki vaizin dünyanın ve Müslümanların durumunu anlattığı uzun kısım da dış gezi sayılabilir. Hoca, milleti uyarır.

3. Hakk’ın Sesleri. On manzume, 482 dizelik kitap dini edebiyatın örneğidir. “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” gibi ayetlerin yorumundan ibarettir.

4. Fatih Kürsüsünde. 1692 dizelik ve 28 bölümlük tek manzumede şair bu defa Fatih camiindedir. Herkesin çalıştığı bir zamanda tevekküle sığınmak, kaderi yanlış anlamak doğru değildir. Küçük hikâyelerle fıkralarla halkı sıkmadan uyarmaya devam eder. Öğleden ikindiye kadar konuşan hoca halkı dört gruba ayırır: Tevekkülcüler, Kötümserler, Bozulmuş gençlik ve Eğlence düşkünleri.

5. Hatıralar. On manzumelik kitap 1314 dizedir. Özeleştiriyle başlayan Mehmet Akif Berlin ile Necim Çölleri’ne yaptığı gezilerini aktarır. Berlin’i belediye ve şehircilik yönünden beğenen şair İstanbul’dan adeta utanır. Karşılaştırma yoluyla değişmeyi vurgular.

6. Asım. Hem bir destan hem de bir sözlü uzun tiyatro sayabiliriz bu kitabı. “Serseri mi Kahraman mı” başlığıyla okul oyunu metni oluşturarak Asım’ı öğretmen adayları oynamışlardı. Gerçekten Asım bazılarına göre serseri halka ve Akif’e göre ise tam bir kahraman. Asım’ın sonu belli değil.

7. Gölgeler. 41 şiirde 1374 dize var. 1933’te Mısır’da ilk baskısı yapılan eser hüzünlü ve küskün şairin durumunu ve duygularını yansıtır.

ŞİİRLER: MEYHANE’DEN

Yavaş yavaş kafalar, kelleler kızışmıştı,

Ağız, burun, hele sesler bütün karışmıştı;

Dikildi ağzına, baktım, açık duran kapının,

Fener elinde bir erkek, yanında bir de kadın.

—Demek taşınmalı artık çoluk çocuk buraya!

Ayol, nedir bu senin yaptığın? Utan azıcık…

Anan da, ben de, yumurcakların da aç kaldı!

Ne iş, ne güç, gece gündüz içip zıbar sade;

Sakın düşünme çocuklar Acem ne yer evde?

Evet, sen el kapısında sürün işin yoksa

Getir bu sarhoşa yutsun, getir paran çoksa!

Zavallı ben…Çamaşır, tahta, her gün uğraş da,

Sonunda bir paralar yok, el elde baş başta!

O tahtalar, çamaşırlar da geçti: Yok hâlim…

Ayakta sallanışım zorladır Hüda âlim!

Çalışmadın, beni hep bunca yıl çalıştırdın;

O yavrucakları çıplak, sefil alıştırdın;

Bilir mahalleli kim aldığın zamanda beni,

Çehiz çimenle donatmıştı beybabam evini.

Ne oldu şimdi o eşya? Satıp kumarda yedin.

Evet, kumarda yedin, Karşılar’da yedin!

Kızın yetişti, alan yok, nasıl olur ki? Soran

“Şu sarhoşun kızı İffet değil mi? Vaz geç aman!”

Diyen kadınlara; “Pek doğru, pek” deyip gidiyor.

Bu söz zavallı bilsen ne türlü incitiyor!

Benim güzel meleğim, hiç de tali’in yokmuş:

Anan benim gibi sersem; babansa bir sarhoş!

Necip de minderi koltukta geldi mektepten…

Demiş ki kalfa: “Sekiz aydır almadım hele ben

Ne haftalık ne de aylık… Senin baban olacak

Kumarcı, oğlu için az yesin de tutsun uşak!”

Koğuldum anne! Deyip ağlıyor zavallı çocuk…

Ne yapsın annesi? Dünyada bir güvenliği yok.

(Mehmet Akif Ersoy, Safahat, hzl. M. Ertuğrul Düzdağ, İstanbul 1983 s.33)

Safahat (Bütün Şiirler) Ömer Rıza DOĞRUL’un düzenlemesiyle ilk defa İnkılap Kitabevi’nce İstanbul’da 1944’te basılır. Milli Eğitim Bakanlığı ve özel yayıncılar tarafından basılan eserin edisyon kritik, karşılaştırmalı ve isimler dizinli baskısını M. Ertuğrul Düzdağ hazırladı, Kültür ve Turizm Bakanlığı 1987’de bastı.

Mehmet Akif ERSOY (1873-1936) Şair, makale yazarı.

Fatih’te ilk ve orta okulu okurken babasından da özel dersler alarak yetişti. Mülkiye’nin lise kısmını bitirince babası ölür, ahşap evleri yanar. Mehmet Akif de yeni açılan parasız yatılı Halkalı Baytar Mektebi’ne girip birincilikle bitirdi. Hayvan sağlığı memuru göreviyle dört yıl çalıştı. İkinci Meşrutiyet döneminde 1908’de Eşref Edib ile haftalık Sırat-ı Müstakim dergisini çıkararak İslam birliği görüşünü yaymaya başladı. Şiir, makale ve konuşmaları ile tanındı. Balkan savaşının acıları dinmeden I. Dünya Savaşı başladı. Almanya’ya görevli giderek Müslüman esirlerin durumunu inceledi, Arabistan’da ise halkın ve emirlerin İngilizlere kanmasını önledi. 1920’de Ankara’ya gitti, milletvekili seçildi, İstiklal Marşı’nı yazdı. Mısır’a giderek üniversitede dil ve edebiyat dersleri okuttu. Hastalanınca İstanbul’a dönüp ruhunu vatanında teslim etti.

Şiir: Safahat 1911, Süleymaniye Kürsüsünde 1912, Hakk’ın Sesleri 1913, Fatih Kürsüsünde 1914, Hatıralar 1917, Asım 1924, Gölgeler 1933. Safahat/Bütün Şiirler 1944. Düzyazıları: Mehmet Akif Ersoy’un Makaleler hzl. Abdülkerim-Nuran Abdülkadiroğlu.

 

KAYNAKÇA: 1.Fevziye Abdullah TANSEL, Mehmed Akif Ersoy, İrfan Yay. İstanbul-1973. 2. hzl. M. Ertuğrul DÜZDAĞ, Eski ve Yeni Harfli Metinler ile Tenkidli Neşir (Edisyon Kritik) Bir Arada İz Yayıncılık, İstanbul 1991 3. hzl. Prof. Dr. Cemal KURNAZ… Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul 1996, 4. hzl. Hakkı Dursun YILDIZ, Ölümünün 50. Yılında Mehmet Akif Ersoy, Marmara Ü. Fen Edebiyat Fakültesi, İstanbul –1986 5. Recep DUYMAZ: « Mehmet Akif Ersoy’un Eserlerinin Bibliyografyası » Ölümünün 50. Yılında Mehmet Akif Ersoy, Marmara Ü. Fen Edebiyat Fakültesi, İstanbul –1986

(6874)