Âşık Veysel, Dostlar Beni Hatırlasın

0
220

Âşık Veysel, Dostlar Beni Hatırlasın ( 1893-1973) : DOSTLAR BENİ HATIRLASIN, 1968.

TANITIM: “Saz şairi acılarını içine akıtan kişidir.” Bu tanıma en uygun kişi Aşık Veyseldir. Oyalanması için eline tutuşturulan bağlama onun anlatım aracı olur, geçim kaynağına dönüşür. Sivralan köyünden başlayarak Beserek yaylasına, Şarkışla’dan Sivas’a, Ankara’ya, Türkiye’ye seslenir. Buraların tabiat, insan ve çalışma hayatını aktarır. Hayatında dostu da azdır. Anası babası ölünce desteksiz kalır. Hanımı ilgilenmez, bırakır gider. Daha sonra devlet söz verdiği halde şaire sahip çıkmaz. Ama Veysel bilgece bakar dünyaya. Olayları da varlığı, benliği aşarak yorumlar. “Sırra mahzar olur”. Ahmet Kutsi Tecer tanıtıcısı Ümit Yaşar Oğuzcan da yayıncısı olur. Bu iki şairi unutamaz, dizeleriyle anar. Gurbet, ölüm, çiçekler, Atatürk ve cumhuriyet, ağaç sevgisi, sazın arkadaşlığı, dünyanın geçiciliği gibi hem gelenekten gelen hem de yeni temleri işler.

ŞİİRLER:

 

GÜZELLİĞİN ON PAR’ETMEZ

 

Güzelliğin on par’ etmez

Bu bendeki aşk olmasa

Eğlenecek yer bulaman

Gönlümdeki köşk olmasa

 

Tabirin sığmaz kaleme

Derdin dermandır aleme

İsmin yayılmaz aleme

Aşıklarda meşk olmasa

 

Kim okurdu kim yazardı

Bu düğümü kim çözerdi

Koyun kurt ile gezerdi

Fikir başka başk’olmasa

 

Güzel yüzü görülmezdi

Bu aşk bende dirilmezdi

Güle kıymet verilmezdi

Aşık ve maşuk olmasa

 

Senden aldım bu feryadı

Bu imiş dünyanın tadı

Anılmazdı Veysel adı

O sana aşık olmasa

 

KARA TOPRAK

 

Dost dost diye nicesine sarıldım

Benim sadık yarim kara topraktır

Beyhude dolandım boşa yoruldum

Benim sadık yarim kara topraktır

 

Nice güzellere bağlandım kaldım

Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum

Her türlü istediğim topraktan aldım

Benim sadık yarim kara topraktır

 

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi

Yemek verdi ekmek verdi et verdi

Kazma ile döğmeyince kıt verdi

Benim sadık yarim kara topraktır

 

Adem’den bu deme neslim getirdi

Bana türlü türlü meyva yetirdi

Her gün beni tepesinde götürdü

Benim sadık yarim kara topraktır

 

Karnın yardım kazmayınan belinen

Yüzün yırttım tırnağınan elinen

Yine beni karşıladı gülünen

Benim sadık yarim kara topraktır

 

İşkence yaptıkça bana gülerdi

Bunda yalan yoktur herkes de gördü

Bir çekirdek verdim dört bostan verdi

Benim sadık yarim kara topraktır

 

Havaya bakarsam hava alırım

Toprağa bakarsam dua alırım

Topraktan ayrılsam nerde kalırım

Benim sadık yarim kara topraktır

 

Dileğin varise iste Allah’tan

Almak için uzak gitme topraktan

Cömertlik toprağa verilmiş Hak’tan

Benim sadık yarim kara topraktır

 

Hakikat ararsan açık bir nokta

Allah kula yakın kul da Allah’a

Hakk’ın gizli hazinesi toprakta

Benim sadık yarim kara topraktır

 

Bütün kusurlarım toprak gizliyor

Merhem çalıp yaralarım düzlüyor

Kolun açmış yollarımı gözlüyor

Benim sadık yarim kara topraktır

 

Âşık Veysel ( 1893-1973 ) Saz şairi.

Çiçek hasatalığından yedi yaşında görme duyusunu yitirdi. Babasının teşvikiyle saz çalıp türkü söylemeye başladı. 1930’dan sonra Ahmet Kutsu Tecer’in desteğiyle önce Sivas’ta sonra Ankara’da ve en sonunda bütün Türkiye’de tanındı. Halkevleri ile Köy enstitülerinde sazıyla eğiticilik yaptı. Tabiatı, aşkı, dünyanın geçiciliğini, kadere boyun eğmeyi, insanın en yüce değer olduğunu, Atatürk ve cumhuriyetle kazandıklarımızı şiirlerinde işledi. Sivas ağzını ölçülü kullanan Aşık Veysel efsaneleşti.

Şiir: Deyişler 1944, Aşık Veysel Hayatı ve Eserleri 1963; Dostlar Beni Hatırlasın 1970. (Toplu Şiirler dzl.: Ümit Yaşar OĞUZCAN

KAYNAKÇA: 1. dzl. Ümit Yaşar OĞUZCAN, İnkılap 2003. 2. Özkan YALÇIN,Ötüken, 2000. 3. Tahir Kutsi MAKAL, Toker 1969.. 4. Muzaffer UYGUNER, Bilgi,1990. 5. Metin TURAN,1994. 6. Erdoğan ALKAN, Evrensel.2002.

(4148)