Ahmmet Kutsi Tecer, Şiirler

0
851

TANITIM: Ailesi Anadolu’nun en önemli kültür, sanat merkezlerinden Eğin’li olan Ahmet Kutsi ikinci adını da doğduğu Kudüs’ü hatırlatsın diye seçer. Folklor kökenci. otantiktir. Ahmet Kutsi soyadı olarak TECER’i tercih ederken de buna uyar. Kök topraktadır. 1933’te yayınladığı Şiirler adlı küçük kitabında da köylü, toprak, doğa ve hayvan ilişkilerini ele alır. 1931’de Sivas’ta ilk defa Halk Şairleri Bayramı düzenleyip kitaplaştırır. Amacını şöyle açıklar: “Halk kütlesi iile fikir hayatımızın umumi bağlarını birleştirmek, münevver kütle ile geniş kütle arasını doldurmak: Bunu tahakkuk ettirmek için de halk dili, halk nağmeleri, halk edebiyatı, halk ananeleri ile münevver adamın medeni bilgilerini birbirine kaynaştırmak mezcetmektir.” 1921’den sonra şiirlerini yayımladığı Dergah ve Milli Mecmua dergileri de Anadolucu çizgideydi. Halk edebiyatını araştıran A.Kutsi örnek alarak şiirlerini yazar. Duyguyu, özşiirle birleştirir. Tek aşk temalı şiiri “Nerdesin” gençlerin sevdiği bir eserdir. Öteki şiirleri: Kaybolan Çocuğa Çağrı, Hasta Çocuğa Türkü, Kuşlar, Ağaç, Deniz, Toprak Cenneti, Emine, Anneler..

ŞİİRLER:

HALAY ÇEKEN KIZLAR

 

Çekin halay, çalsın durmadan saz1ar,

Çekin ağır ağır halay düzülsün.

Süzülsün oyunlar, süzülsün nazlar,

İnce beller, mahmur gözler süzülsün.

 

Tutun kızlar tutun, birleşsin eller,

Ça1ın sazlar çalın, kırılsın teller,

Dönün kızlar dönün, kıvrılsın beller,

Siyah, uzun saçlar tel tel çözülsün.

 

Kayan yıldız gibi geceki izden.

Bakışlar saçılsın kirpiğinizden,

Etekler içinde naz eden dizden,

Üzülsün bu deli gönlüm üzülsün.

 

YÖRÜK HASRETİ

 

Güneyde bir avuç toprağım,

Bir evim, kışlağım olaydı,

Baharda göçseydi otağım,

Toros’ta yaylağım olaydı.

 

Onulmaz içimde bu yara,

Şehirler dumandan kara,

Çıkaydım dağlara dağlara,

Bulutlar çardağım olaydı.

 

Pınar obamızın nennisi,

Çimen yatakların en iyisi,

Elimde her gün yenisi,

Güneşler bayrağım olaydı.

 

N’olurdu göçseydi otağım,

Çukur’da olsaydı kışlağım,

N’olurdu Toros’ta yaylağım,

Güneyde toprağım olaydı.

 

 

29 EKIM

 

Bu sabah içimde bir tazelik var,

Bu seher, bu camdan giren gündüz ben!

Sokaktan yükselen bu şen naralar,

Bu camdan bakman, bu gülen yüz ben!

 

Nerede o dünkü ateşli nabız,

Nerede yastıkta..kıvranan başım?

Bu sabah içimde çelikten bir hız,

Bu sabah en mutlu, en şen yurttaşım

 

Az önce fecirle kaçan yıldızlar

Başımdan yağıyor daha bol, gümrah,

Şimdi benliğimde bir bütünlük var,

İçimde bir alem gizli bu sabah.

 

Bu millet, bu insan, adı sanı Türk,

Bu toprak, bu vatan, güzel Türkeli,

Bu tarih, bu onur, bu sihirli yük,

Bu Bursa, bu Konya, bu usta eli,

 

Bu eşsiz İstanbul, bu tek Edirne,

Bu örnek Kayseri, Sivas, Erzurum,

Bu. Fırat, Menderes, Çoruh, Ergene,

Bu İzmir, Adana, Urfa, bu çorum.

 

Bu başak, bu salkım, bu bağ, bu harman,

Bu bizim davar1ar, bizim danalar,

Bu ocak, bu maden, bu dağ, bu orman,

Bu yiğit erkekler, yiğit analar,

 

Bu çetin, bu dönmez, bu sert bilekler,

Bu yanık çehreler, bu. bizimkiler,

Bu ağaç, bu çiçek, bu çiy, bu renkler,

Bu diller, bu sesler, ya bu ezgiler,

 

Bu ninni bu ağıt, bu düğün, bu bar,

Bu zeybek, bu halay, bu güreş hep ben!

Bu sabah içimde bir tazelik var

Bu ışık, bu gündüz, bu güneş hep ben!

 

Ey rüya, ey hayal, beni terk etme,

Ey sabah, koynunda şenim, hem zinde.

Bir şuur ışığı vurmuş perdeme,

Bir bahar öğlesi gibi çimende.

 

Siz şimdi sokaktan geçen oymaklar.

Yürüyün siz bütün il çocukları,

Göğüslerde gurur; elde bayraklar,

Yürüyün başlar dik alın yukarı.

 

Yürüyün ardından siz emellerin,

Yürüyün kalbimin yükü ilhamlar,

Uzaktan çırpınsın size ellerim,

Çırpınsın yüreğim durana kadar

 

Bu sabah içimde bir tazelik var.

Bu seher bu camdan giren gündüz ben!

Komşular, şaşmayın bana komşular.

Bu camdan bakınan, bu gülen yüz ben!

 

KÖY MEZARLIĞI

 

Yolun bir kenarında yorgun bir yolcu gibi,

Bir taş edilmiş yere, biri boynunu bükmüş,

Bu gurbet yollarının orası ucu gibi,

Dinlenen mezarlığa gökten gölgeler çökmüş.

 

Akşamleyin el ayak çekilmiş, ta ötede

Bir inek böğürüyor, birkaç baca tütüyor.

Gökyüzü kararıyor, soluyor perde perde,

Bir servi salınıyor, bir yanık kuş ötüyor.

 

Ağır ağır doğuyor tepeden geç kalan ay.,.

Herkes uykuda.., Yalnız biri gömüldü bugün,

Onun gözüne uyku girmiyor kolay kolay,

 

Sabahleyin önünden geçerler öbek öbek

Köylüler, tarlalara giderler kadın, erkek…

Öldüğüm gün dostlarım beni oraya gömün.

 

DENİZ

 

Şimdi her uyanık limandan uzak,

Derinlerde engin bizi sarıyor.

Güverteden korsan gibi aşarak

Ne arıyor sular, kimi arıyor?

 

Yolcular yolcular deniz çağrıyor,

Çağrıyor kükreyen suların sesi.

Kükreyen, çıldıran sular bağrıyor,

Bağrıyor toplamak için herkesi.

 

O yandan bir vapur, bu yandan yelken,

Kimi dün kalkmıştır, kimi bu sabah.

Kimbilir nereye doğru giderken

Onları burada topluyor Allah.

 

Ey şimdi hepsinin, ardımda kalan

Yüzleri dağılmış, solgun birer iz.

Hemşirem teselli, kardeşim yalan,

Gidiyorum artık çağrıyor deniz,

 

Çağrıyor ve sular bizi arıyor,

Arıyor kükreyen, çıldıran sular,

Geriye dönmek güç, ilerlemek zor,

Ne uzak bir ışık, ne bir liman var.

 

Yolcular, yol uzun ve her birimiz

Ya küçük bir ilah, ya bir kahraman.

Dalgalar, siz fakat yol gösteriniz,

Nerdedir ruhumuz için son vatan?

 

 

KAYNAKÇA: 1.Vecihi TİMUROĞLU, Ahmet Kutsi Tecer, Kişiliği, Sanat Anlayışı ve Tüm Şiirleri, Türkiye İş Bankası Yayınları, Ankara 1980. 2. Sevgi GÖKDEMİR, Ahmet Kutsi Tecer, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara 1987. 3. Türk Folklor Araştırmaları Ahmet Kutsi Tecer Özel Sayısı S.218 Eylül 1967.

(9808)