Halide Edip Adıvar, Sinekli Bakkal

0
290

Özet

Sinekli Bakkal, Aksaray’da fakir, arka mahalleden birideki sokağın adıdır. Sokakta kenar mahalle hayatı yaşanmaktadır. Evlenme çağındaki kızı Emine’yle yaşayan İmam Cennet ve Cehenem’i çok kullanır, katıdır ve dini kurallara uyulmasından yanadır. Emine ise Orta oyuncu, Karagöz oynatıcısı “Kız Tevfik”i sever. Kız takma adı kadın rollerine çıkmasından verilmiştir. Emine Tevfik’le kaçar. Babası evlatlıktan reddeder. Emine’ye dayısından miras olarak bakkal dükkanı kalır. Tevfik, karısının zorlamasıyla burayı işletmeye çalışır. Mizacına, sanatkar yapısına aykırıdır bakkal olmak. Oyuncu arkadaşları Tevfik’i sssık sık ziyaret ederler. Bir keresinde karısının taklidini yaparken Emine’ye yakalanır. Gururuna düşkün kadın bohçasını alarak babasının evine döner.

Boşanma davasını kaybeden Tevfik bir müddet de Gelibolu’ya sürgün edilir. Emine hamiledir. Doğan kızına Raiba adını verirler. İmamın evinde ve elinde haram, günah, ahiret, cehennem kelimelerini duya duya büyüyen Rabia sokaktaki çocuklardan daha durgun, içine kapanıktır. Rabia’yı hafız yapmaya kara verirler. Ünü İstanbul’a yayılır Emine’nin.

İçişleri Bakanı Selim Paşa’nın karısı Sabiha Hanım dinlediği Rabia’nın sesini çok beğenir ve korumasına alır. Paşa konağında genç kıza Vehbi Dede adlı Mevlevi alaturka musiki dersleri vermeye başlar. Olgun ve ağır başlı Vehbi Dede, Emine’ye baba gibi davranır. Emine de hocasına ve derslere ısınır, musikide başarılı olmaktadır.

Selim Paşa 2. Abdülhamid’e bütün benliğiyle ve körü körüne bağlıdır. Oğlu Hilmi Bey ise illeri ve yeni fikirli aydın bir gençtir. Baba ile oğul zıt dünya görüşüne bağlıdır. Selim Paşa padişahın güvenliği için yenilikçilere işkence yaptıran, uzaklara süren, görevine çok bağlı bir bakandır. Hilmi Bey ise “Jön Türkler” denilen padişahlığın yerine meşrutiyeti getirmek isteyen devrimci gençlere bağlıdır.

Hilmi Beyi’i ziyaret eden adamlardan biri de müzisyen Peregrini’dir. Orta yaşlı bu Avrupalı hırıstiyanken inancını kaybetmiş, dini belirsiz biridir. İmanlılara da saygı gösterir. Rabia’yı konakta dinleyen Peregrini kızın sesine hayran kalır.

Tevfik’in sürgünlüğü bitince sokağa döner ve eski arkadaşı Cüce Rakım’ın dükkanının üstündeki odaya yerleşir.Rabia da bir sürse sonra anne ve dedesinden ayrılıp babasıyla yaşamaya başlar. Rabia’nın yönetimndeki bakkal dükkanı eskisinden daha fazla gelir getirir. Üç kişi mutludur. Tevfik tekrar sanatçı yönüyle ünlü olur. Ona göre sanat yazılı olanda değil yaşanan ve değişen hayattadır.

Rabia da serpilmiş, güzelleşmiştir. Delikanlıların gözdesidir. Vehbi Dede ile piyanist Peregrini genç kıza müzik dersi vermeyi sürdürürler. Biri alaturka öbürü alafrangayı öğretir. Rabia piyano öğretmeninden etkilenmektedir. Selim Paşa’nın oğlu babasından farlı düşünmeye devam eder. Avrupa’ya kaçan aydın arkadaşlarıyla mektuplaşmayı kesmez. Jön Türkler’in gönderdiği mektup ve gazeteleri kadın kılığına giren Tevfik postahaneden almak için gidince hafiyelerce yakalanır ve hapsedilir. Baskı ve işkencelere dayanır Selim Bey’in adını söylemez. Sürgüne gönderilir. Selim Bey de Şam valisi olarak İstanbul’dan uzaklaştırılır.

Vehbi Dede ile Peregrini Rabia’yı teselli ederler. Genç kadın da hem derslerinde ilerler hem de ünlü konak ve camilerde Kur’an ve Mevlid okur. Peregrini ölen annesinin mirasişi için Avrupa’ya gidip döner ve Rabia’ya evlenme teklifini açıklar. Rabia ve çevresindekilerin telkin ve etkileriyle Müslümanlığı kabul eden Peregrini Osman adını alır. Mayıs ayında evlenirler. Sinekli Bakkallıların ilgisi artarak sürer. Şam’daki Tevfik kızına mektuplar yollar.

Rabia Selim Paşa’ya bu acıklı mektuplardan birini okuyunca daha önceleri çok haksızlık yapan yaşlı adamın gönlünde merhamet duyguları doğar. Pişmanlık duyar. Görevinden istifa edip mahalle kahvesine devam etmeye başlayan Selim Paşa’daki değişikliğe şaşıranlar vardır. Osman kayınbabasına para gönderir. İmam ölür, Emine yalnız kalır. Rabia da hamiledir. Osman ile Rabia farklılıklarını, anlaşmazlıklarını birbirlerine duydukları ihtiyaç ve bağlılıkla çözerler. Emine de bir süre sonra ölür.

24 Temmuz 1908’de Meşrutiyet ilan edilir. Eski yönetimin hapsettiği, sürgüne gönderdiği insanlar hürriyetlerine kavuşur. Tevfik’i de Sinekli Bakkal halkı hürriyet kahramanı olarak karşılar. Tevfik torununu sever. Konuşan hatibi eskiden padişahçı diye bilir. Devir değişince insanlar da değişir.

Yazarın biyografisi ve kaynakça Mor Salkımlı Ev bölümündedir.

(3683)