Ali Fuat Başgil, Gençlerle Başbaşa

0
322

TANITIM: 1960’da üçüncü 1983’te  on sekizinci baskısı yapılan kitapçık 78 sayfa ve beş bölümdür:

1.MUVAFFAK OLMA YOLUNUN TEHLİKELERİ VE DÜŞMANLARI: Muvafakkiyetin ilk düşmanı tembelliktir, Muvafakkiyetin diğer bir düşmanı kötü arkadaştır, Muvaffakiyetin bir düşmanı da kötü örneklerdir

2. MUVAFFAK OLMANIN ŞARTLARI: Muvaffakiyetin ilk şartı iradeli olmaktır, İrade üzerine düşünceler, İrade nedir ve iradeli olmak ne demektir, Bizim olan ve olmayan hareketler, Refleksler ve otomatik hareketler, İnsiyakî hareketler, İtiyatlar, Şuurlu hareketlerimiz ve irade, Ahlâki irade.

3. TERBİYENİN RUH VE KARAKTER ÜZERİNDEKİ TESİRİ: Mizaç ve karakter, Karakter kelimesinin mânaları, insanlar muhtelif mizaç ve karakterdedir, İki telâkki ve iki cevap, Terbiyenin ruh ve karakter üzerinde hakikî bir  rolü yoktur tezi, Müsbet telâkki, Terbiye bahsinde, cebriyecilik ve cebriyeciler, Huylarımızın bazılarını değiştirmek elimizdedir, bazılarını değildir, İrsiyet ve huylar, İrsî huyları değiştiremeyiz, Mizaca bağlı huyları ıslâh etmek mümkündür, Huy ve spor, Huy ve musiki, Ruhî itiyatlar ve irade kuvveti, Hülâsa ve netice

4. MUVAFFAKİYET VE VERİMLİ ÇALIŞMA: İrade terbiyesinin ahlâkî  ifadesi, say ve gayrettir, Verimli çalışmanın şartları, Verimli çalışmanın hissî şartı, Verimli çalışma ve adalet, Çalışmanın usülünü bilmek lâzımdır

5. ÇALIŞMA HAYATININ VE UMUMİYETLE MUVAFFAK OLMANIN KANUNLARI:Çalışma hayatının umumi kanunları

METİN:

“ İlim ve terbiye huyları değiştirmez, sadece örter. Kötü huylu bir insanı, ilmî ve tecrübî terbiye usulleriyle, dinî ve ahlakî telkinlerle iyiliğe doğru bir dereceye kadar temayül ettirebilir ve huyları üstüne bir astar çekip bunları gizleyebilirsiniz. Fakat değiştiremez ve kötü bir insanı kötülük batağından çekip çıkaramazsınız. Terbiye ile değiştirdiğinizi sandığınız huylar, zaman ve yeri gelince saklı kalan  bütün çirkinlikleri ile sırtarıp kendilerini meydana vururlar.Terbiye görmüş kötü huylar tıpkı tepesi kurumuş, fakat kötü cilt altında kalıp müzminleşmiş çıbanlar gibidir. Patlayıp akmak için bir kaşıntı fırsatı bekler. Âlim gösterişli, insan kılıklı,müfrit nezaketli, üniformalı, fraklı nice insan görürsün ki yerinde ve zamanında hiç beklenmeyen kötülükler kusar. Çünkü kılık, kıyafet, üniforma, frak bedmayeliği sadece gözlerden setreden bir perdedir. Nezakette ifrat ise, ekseriya mayadaki kabalığı örtmek için bir maskedir. Kötü mayalı bir insandaki terbiye ve nezaket sırf bir ciladır. Mayaya ve öze asla işlemez. Ve hakiki manasiyle iyi insan, terbiye kumaşından dikilmiş süslü bir elbise değil,iç çehresi ve hamurunun mayası ile insandır. Hülasa terbiye sadece huyların kötüsünü perdeler. Ve şahsın iç çehresini gizlemeye yarar. O bir çuldur, örttüğü huyun kötülüğünü saklayıp aldatır. Fakat, huyu asla değiştirmez. “Zerduz palan vursan da eşek yine eşektir” Şeyh Sadi’nin dediği gibi “Kurt yavrusu insanlarla birlikte büyümüş olsa bile yine kurt olur.”

Halk aklı seliminin meselemiz üzerindeki hükmü ve en derin kanaati de budur. Bizdeki “Huy canın altındadır”, “Can çıkmayınca huy çıkmaz” ata sözleri bu kanaatin en veciz birer ifadesidir. Halkımızın telâkkisine göre de terbiye tıpkı yemeğe katılan baharat gibidir. İnsana zahirî bir tatlılık verir. Fakat mayayı değiştirmez. Bu telâkkinin son asırlardaki büyük mümessilleri, başta Hollandalı Schopenhaver gelmek üzere Kant, Stuart Mil, Spencer dir. Son zamanlarda Fransız fikir adamı Gustav le Bon gibi sosyologlar, aynı telâkkinin hareket ederek ırkların ve milletlerin de fertler gibi muayyen karakterleri olduğuna ve bunların ilim ve medeniyetle asla değişmediğine inanmaktadırlar. “

(Ord.Prof.Dr. Ali Fuat Başgil, Gençlerle Baş başa, 1983 s.41-42)

Prof. Dr. Ali Fuat BAŞGİL (1893-1967)  Deneme, hukuk yazıları yazarı.

Samsun’un Çarşamba ilçesinde başladığı öğrenimini İstanbul ve Paris’te bitirdi. 1929’da üç fakülte bir yüksek okul ve hukuk doktoru diplomasıyla Türkiye’ye döndü. 1930’da başladığı hukuk fakültesi öğretim üyeliğini İstanbul ve Ankara’nın en önemli fakülte ve yüksek okullarında sürdürdü.  1961’de kısa süreli 1965’te ise iki yıl senatör seçildi. Gazete ve dergilerde ki yazıları, üniversitedeki ders kitapları gençlerce okundu. Gençlerle Başbaşa kitabının epigrafı:sunumu şu cümlelerdir: “Çalış, genç arkadaşım çalış! Nâmerde muhtaç olmak, ölmekten beterdir. / Gençliğini eğlenmekle geçiren ihtiyarlığını ağlamakla geçirir. “ İlmin Işığında Günün Meseleleri, Din ve Laiklik, Demokrasi Rehberi yazarın öteki kitaplarıdır.

(4989)