Turgenyev, Babalar ve Oğullar

0
268

ÖZET:

Kirsanov’lar, Rusya’nın kır bölgelerindeki ailelerinden biri, ve kendi sınıflarının diğer mensuplarından daha cazibeli insanlardır. Nikolai Petroviç, zamanına göre ileri fikirlere sahip iyi niyetli bir insandır. Kendisinin daha eskiye bağlı komşuları, onun, bir radikal olduğunu sanırlar. Serilerini azat etmiştir ve şimdi rnalikhânesinden kira toplamakta güçlüklerle karşılaşmaktadır. Karısı öldüğünden, Feniçka adındaki bir köylü kızı ile metres hayatı yaşar; sadece, kardeşi Pavel’in sınıflar hakkındaki peşin hükümlerine saygı gösterdiğinden onunla evlenemez. Pavel, emekli bir subaydır, şimdi Nikolai’ nin yanında oturur. Ateşi sönmüş bir aşk hayatı onu, hayattaki ihtiras veya hedeflerinden sıyırmıştır. Nikolai’nin oğlu Arkady, yirmi yaşlarında, neşeli, iyi tabiatlı bir gençtir.

Arkady, 1859 Mayısında, üniversiteyi bitirdikten sonra, babasının çiftliğine döner; yanında, kendisini cazibesine kaptırdığı Bazarov adında genç ve parlak bir tıb talebesi vardır. Bazarov, bir nihilisttir: Hiç bir şeye hürmet beslemez, her şeyle alay «der. Bazarov, hissiyatla ilgili değildir. Hiç bir hayali bulunmadığını söyler, Rusya’daki bütün sosyal . sınıflarla alay eder ve eskiye bağlı her şeyi gülünç bulur. Bu oturmamış genç, misafir geldiği bu evde uzun bir zaman kalır ve ev sahiplerine, muhtelif şekillerde tesir eder. Nikolai şaşırmıştır ve hayret içindedir, Pavel hakarete uğramıştır, Arkady ona perestiş eder; onun yanında kendilerini rahat hissedenler, sadece Feniçka ve bebektir.

Bazarov’un bu misafirliği sırasında, iki genç, civardaki vilâyet merkezine sık sık giderler, orada, genç bir dul olan Anna Sergeyevna Odintsov ve onun kız kardeşi Katya ile tanışırlar. Hızlı ve anti gelenekçi bir kafaya sahip bulunan Anna, bu gençleri cazip bulur ve kendilerini davet eder. Bu ziyaretler sırasında Bazarov, nihilistik prensiplerine rağmen Anna’ya âşık olur, fakat, flörtü seven biri olduğu intibaını yaratmasına rağmen, Anna, âşık olmayacak bir kadındır. Sebep olduğu aşk ateşi onu dehşete düşürür, ilişkiyi keser. Her işte arkadaşının yaptığını yapmak isteyen Arkady, ilkin, kendisinin de Anna’ya âşık olduğunu sanırsa da, gerçekte, zevkleri, kendisininkine daha yakın olan Katya’ya tutulur.

Arkady ve Bazarov, daha sonra, kır bölgesinde sakin bir hayat yaşayan Bazarov’un ebeveynlerini ziyaret ederler. Babası, emekli bir ordu subayıdır, annesi de basit, eskiye bağlı bir kadın. Her ikisi der oğullarına perestiş ederler. Bu ziyaret sırasında, Arkady, kendisi ile arkadaşı arasındaki mesafenin genişlediğini idrak eder. Kalben, hiç de bir nihilist değildir ve Bazarov’un, Pavel Amca ile alay edişine gücenir, îki genç bir ara yumruk yumruğa kavga edecek hale gelirlerse de, Kirsanov’ların çiftliğine gitmeğe karar verirler. Bazarov orada, Nikolai’nin metresi Feniçka ile flört etmek suretiyle Anna’yı unutmak ister. Aşağı yukarı zorla çalınan bir öpücük dışında hiç bir şey olmaz; fakat Pavel bunu görür ve Bazarov’u düelloya davet eder. Düelloda, Bazarov’a hiç bir şey olmaz ve Pavel de sadece bir yara ile kurtulur, iki kişi, aşağı yukarı barışırlar ve aralarındaki anlaşmazlığı anlatmak için bir hikâye uydururlar.

Pavel, nekâhatı sırasında, gençliğinde sevdiği kadınla ilgili güçlü hâtıralarını düşünür. Nikolai’ya yalvararak, gerçekten sevdiği kadını terketmemesini, ve Feniçka ile evlenmesini ister. Bu arada, Arkady, Katya’yı gerçekten sevmeğe başlar. Kıza evlenme teklif eder ve derhal kabul edilir. Bu, Arkady’ nın, Bazarov’dan ve onun nihilizminden ayrıldığı son adımdır. Okuyucu öyle hissediyor ki, Arkady yaşlandıkça babasına daha fazla benzeyecek: Şuurlu bir toprak sahibi, karısına bağlı bir koca, iyi bir vatandaş ve ileri görüşlere sahip olmakla beraber ihtilâlci değil.

Bazarov’a gelince, Arkady ve Anna’ya elveda diyerek, somurtkan bir yüzle doğduğu köye giderek, doktor babasının yardımcısı olarak çalışmağa başlar. Maamafih, huzursuzdur, canı sıkılır. Bir gün, kendisini meşgul etmek için, tifüsten ölen bir kimsenin üzerinde otopsi yapar. Bıçak, elinden kayar ve elini keser. Bir kaç gün sonra, cemiyete karşı duyduğu acı hisleri ve küskünlüğünü hâlâ terketmeden, cesur bir şekilde, aynı hastalıktan ölür. Bununla beraber, hikâye, diğerleri için mutlu sona erer; zira Kirsanov ailesinde ikili bir evlenme vardır, hattâ Anna, henüz sevmemekle beraber bir gün seveceğini umduğu biri ile evlenir. Pavel, Almanya’ya giderek boş hayatını orada sürdürür. Acı ve ızdırap içinde kıvranan Bazarov’un mezarı üzerinde, yeşil ve huzur verici otlar yetişir.

(3660)