Cervantes, Don Kişot

0
309

Başlıca karakterler:

I. Kitap

Don Quixote : (Alonso Quijano’nun ki bu soy adı muhtelif şekillerde telâffuz edilir takma adı) Romanın kahramanıdır; kendisinin, seyyar silahşörlerin sonuncusu olduğuna inanan bu yaşlı centilmenin âdeta açlıktan ve hastalıktan zayıflamış bir görünümü vardır.

Sancho Panza : (Panza karın veya göbek) Don Quixote’ın uşağı; hayata pratik açıdan bakan bu köylü, efendisinin romantik idealizminin karşı kutbunda yer alır; basitlik ve kurnazlığın karışımından oluşan bir karakteri vardır.

Dulcinea del Toboso : (Don Quixote’ın Aldonza Lorenzo’ya verdiği isim) İriyarı bir köylü kızı; Don Quixote, muhayyilesinde, kadını, aristokratik bir ailede dünyaya gelmiş asil birhanım olarak görür.

Jusana Panza : (II. Kitapta kendisinden Terasa diye bahsolunur) Sancho’nun karısı; kocası gibi basit, yapmacık nedir bilmeyen bir kadın.

pero Pêrez : Don Quixote’un köyünün papazı; Don Quixote’un aklî bozukluğunu düzeltmeğe çalışır.

Ginâs de Passamonte : Don Quixote’un kurtardığı bir kadırga kölesi; U. Kitapta gezici bir kuklacı olarak görünür.

Luscinda :Cardenio’yu seviyor, fakat ebeveynlerinin zoru ile Fernando ile nişanlandı.

Dorotea :(DonQuixote,Prenses Micomiconabildiği kız)Fernando tarafından aldatıldı.

Anselmo, Lotario ve Camila : Cardenio’nun, «Kendi Yararını Düşünmeyecek Kadar Meraklı Bir Adamın Hikâyesi»ndeki karakterler

Zoralda : Faslı bir kız; Ruy Perez’e âşık; onunla Cezayir’de ayrıldı, Hıristiyan olmak istiyor.

Juan Perez de Viedma : Şimdi bir hâkim olan Kaptanın erkek kardeşi.

Rozinante : Don Quixote’un zayıf, sarsak ati.

Cid Hamete Benengali : Cervantes’in. bilgi kaynağı  gösterdiği  bir Arap tarihçisi.

II. Kitap

Sanson Carrasco : Salamanca Üniversitesinin yirmi dört yaşında bekâr bir öğrencisi; kaba şakalardan hoşlanır.

Don Diego de Mirando : Zengin bir köy ağası, nâzik ve sevimli.

Don Lorenzo : Don Diego’nun oğlu; üniversite talebesi; bütün emeli bir şair olmak.

Camacho : Zengin bir köylü.

Quiteria : Camacho ile nişanlı bir kız.

Basilio : Ouiteria’ya âşık fakir bir köylü.

Dük ve Düşes : Don’un ev sahipleri; Don’a, oldukça acı ve kaba şakalar yapıyorlar

Dona Rodriguez de Frijalba : Düşes’e refakat eden dadı.

Dertli Duenna : Dük’ün hizmetçisinin takma adı; Don’a yapılan  bir oyunda rol alır.

Altisodora : Don Quixote’a aşıkmış gibi hareket eden bir kız.

Doktor Pedro Recio Tirteafuera : Sancho’nun Barataria valisiykenki özel doktoru.

Ricote : Morisco’lu bir mülteci; kendisini bir Alman hacısı diyetanıtır.

Roque Guinart: Katalonya’lı bir eşkiya.

Don Antonia Moreno : Barcelona’lı zengin bir centilmen.

Anna Felix : Ricote’nin kızı; kendisini bir Arap kaptanı diye tanıtır.

ÖZET: I. KITAP

Onaltıncı asır İspanya’sında La Mancha bölgesindeki küçük bir köyde, başlıca zevki, genç kız ve hanımları, karşılaştıkları tehlikelerden kurtaran, devlerle çarpışan ve ejderhaları öldüren eski romantik çağların seyyar şövalyelerinin hayat hikâyelerini okumak olan Alonso Quijano adında bir centilmen yaşar. Kendisini, bu tür edebiyata öylesine verir ki, önceki çağların şövalyelik müessesesinin canlandırılması gerektiğine inanır. Böylece, kendisine eski bir zırhlı elbise, paslı bir kılıç, başına miğfer olarak geçirmek üzere bir berber tası alır, Rozinante adındaki bitkin ve sarsak bir ata binerek, macera peşinde gitmeğe başlar. Ayrıca, okuduğu hikayelerdeki bütün seyyar şövalyeler aynı zamanda âşık olarak da gösterildiğinden, kendisine, bir iki defadan fazla görmediği ve hakkında hiç bir şey bilmediği, basit ve kaba bir köylü kızını seçer. Ona, diğerleri üzerinde izlenim bırakıcı Dulcinea del Toboso adını verir, onu, kendi muhayyilesinde, aristokratik bir ailede dünyaya gelmiş güzel ve faziletli bir hanım olarak canlandırır. Kendisi için de Don Quixote (Don Kişot) ismini seçer. Şimdi, yapılması gereken tek şey, ona resmen şövalye unvanının verilmesidir ki, bunu da, kendisi yapamayacağından, başka birinin yapması gerekecektir. Macera peşinde yola çıkan Don Quixot£, muhayyilesinde büyük bir şato olarak canlandırdığı bir hana rastlar. Lord’dan yani, hanın sahibi kendisini, resmî bir merasimle şövalye yapmasını ister.

Yolcunun, zararsız bir çılgın olduğunu sanan han sahibi, bu rolünü, hanın diğer misafirlerini de eğlendirerek mükemmel bir şekilde yerine getirir. Köyüne dönen yeni şövalye yolda, Sancho Panza adında bir köylüye rastlar, ondan, kendisinin uşağı ve yardımcısı olmasını ister ve şövalyelikle büyük servet kazandıkları zaman, Sancho’ya, mükâfat olarak bir ada bahşedeceğini, ve bu adanın valisi yapacağını vâdeder. ikisinin başlarından geçen maceralar, genellikletuhaf ve gülünçtür ve kötü neticeler verir. Don Quixote muhayyilesi, en gülünç durumları bile, yüksek ölçüde romantik bir maceraya dönüştürür. Başlarından, burada bahsedilemeyecek kadar çok sayıda macera geçer. Bununla beraber, bazıları o kadar meşhurdur ki, herkesin bildiği bu maceralar atasözlerine kadar geçmiştir. Meselâ, «değirmene saldırmak» sözü, döner kollu devler sandığı, bir dizi yeldeğirmenine mızrağı ile saldırmasını hatırlatır. Değirmenlere hücum eden Don Quixote değirmenin kollarının çarpmasıyle atından düşer. Başka bir zaman, büyük bir ordu sandığı bir sürü koyuna hücumederek çobanlardan temiz bir dayak yer. Bir gece, Don Quixote ve Sancho, şato sandıkları ve içinden ürkütücü seslerin çıktığı bir binaya rastlarlar. «Şato »ya hücum etmek için günün ağarmasını beklerler, ama daha hücuma geçmeden, geceki ürkütücü sesleri, imalâthanedeki makinelerin çıkardığını anlarlar. Yine bir gün, bir handa kaldıkları sırada, Don Quixote şarap tulumlarından damlayan şaraplarınkan olduğunu sanarak, bu şarap tulumlarına hücum eder. Hatâları kendisine gösterildiği vakit, Don Quixote, kendisini haklı çıkarmak için, kimsenin aksini iddia edemeyeceği tarzda cevaplar verir: Karşısına çıkan devler, değirmen veya şarap tulumları şeklinde görünüyorlar, çünkü kötü niyetli büyücüler, kahraman düşmanlarını (yani Don Quixote’i) aldatmak için onların şekillerini değiştiriyorlar. Don Quixote ve Sancho’nun maceralarında, ikinci derecedekiler, günlük hayatta vuku bulabilecek hâdiseler olduklarından, daha inandırıcı. Bu tür başlıca maceralardan biri, iki genç âşığın kilisede resmen evlenebilmeleri için karşılaştıkları engellerle ilgilidir. Yine, ikinci derecedeki bir diğer macera da, Cezayir’deki Faslıların elinden kaçan bir ispanyol harp esirinin, beraberinde güzel bir Faslı kızı da getirmesidir. Bu maceralar, romandaki karakterlerin birbirlerine anlattıkları eğlendirici hikâyelerle genişletildiğinden, hikâye içinde hikâyeler vardır. Bu arada Don Quixote’ın ailesi ve dostları, onun güvenliğinden endişe etmeğe başlarlar. Kasaba berberi ve papazı, hanımı Dulcinea’nın, evine dönmesini istediğini söyleyerek, Don Quixote’ı bir kafese girmeğe ikna eder ve bir öküz arabası ile geri getirirler. Şövalye Don Quixote, şimdi şaşkın ve halsizdir;evindekiler ve yeğeni, onu tekrar aralarında görmekten sevinir ve iyileştirmeğe çalışırlar.

II. KITAP

Don Quixote, sıhhatini yeniden kazanırsa da, aklı hâlâ yerinde değildir. Bir müddet sonra, Don Quixote ve Sancho, tekrar yola çıkarlar, ilkin, ne onun ne de Sancho’nun gördüğü, güzel hanım Dulcinea’yı bulmak üzere Toboso’ya giderler. Sancho, artık, efendisinin, her şeye inanacak kadar çılgın olduğunu sandığından, rastladıkları ilk köylü kızın Dulcinea olduğunu söyler. Don Quixote, bir köylü kızını aristokratik bir hanımdan hâlâ ayırabildiğinden, Sancho’ya, eğer bu köylü kızı, muhayyilesindeki hanımefendi ise, kötü niyetli büyücülerin ona büyü yaptıklarını ve şeklini değiştirdiklerini söyler. Daha sonraki bölümlerde, Sancho, bu aldatışını pahalı bir şekilde öder.

Don Quixote, bir sürü maceradan sonra, onun, hayret uyandırıcı maceralarını işiten ve kendisine kaba şakalar yapmağa karar veren Dük ve Düşesin şatosuna ulaşır. Oynanacak oyuna göre. Don Quixote’ in söyledikleri gayet ciddiye alınacak, kendisi Sir Lancelot veya Sir Rolan imişcesine eğlendirilecek, hürmet edilecek, sıkıntı ve ümitsizlik içindeki hanımların dertlerine çare bulması için Don Quixote’tan yardım istenecek; kısacası, Dük’ün komik rolünü oynayacağı fakat Don Quixote için gayet ciddi görüneceği bir piyes sergilenecek. Dük’ün şatosımdaki delikanlıların ve hizmetçilerin de yer aldığı bu oyunda, fevkalâde güzel periler ve korkunç cadılar da vardır. Oyun sırasında, Don Quixote’a Sancho’nun poposuna üç bin üç yüz kırbaç vurulmasına müsaade ettiği takdirde, Dulcinea’mn büyüden kurtulacağı söylenir. Don Quixote, Sancho’yu derhal kırbaçlamağa hazırdır; fakat Sancho, zamanı geldiğinde, bu cezayı kendisinin uygulayacağını söyleyerek, kırbaçtan kurtulmasını bilir.

Dük, Don Quixote’ın, Sancho’ya yaptığı bir vaadi de yerine getirerek, Sancho’ya, yönetmesi için bir ada verir. Barataria denen bu «ada». Dük’ün malikânesinin sınırları içinde bir köydür. Köy halkına, yeni«vali»lerine itaat etmeleri söylenir. Sancho, okumayazması olmayan basit bir insan ise de, aptal değildir, görevini, dürüst ve akıllıca yürütür. Bununla beraber, sevdiği yemeklerden hiç birisini yemesine müsaade etmeyen resmîdoktoru kendisine ıztırap çektirir. Köye sahte bir hücum düzenlenir ve Sancho, fena halde dövülür. Sonunda, Sancho, on iki günlük yönetimden sonra, görevinden istifa eder; namusluca yönettiğini isbat etmek için de, valiliğe başlamadan önce cebinde beş parası bulunmadığını ve ayrıldığı zaman da meteliksiz olduğunu söyler.

Nihayet, Don Quixote, kendi köyünden Sanson Carrasco adındaki bir genç sayesinde aklî durumunu düzeltir. Bir şövalye gibi giyinen Sanson, mağlûp olan, galip gelenin emirlerine riayet etmeğe söz verdiği takdirde, Don Quixote’u bir düelloya davet eder. Düelloyu Sanson kazanır ve Don Quixote’a evine dönerek bir sene silâh taşımamasını emreder. Don Quixote, üzülürse de sözünde durur ve hattâ, artık çobanlık yapacağını, kır hayatı ile ilgili şiirlerde anlatıldığı tarzda bir hayat süreceğini söyler. Fakat hastalık, bu projesini uygulamasına imkân vermez. Don Quixote, yatağa düşer, çevresindekileri hayrette bırakarak birdenbire tamamen normal bir insan halini alır. Sancho, efendisine beraberce çobanlık yapmalarını ve Lady Dulcinea’nın tekrar peşinde gitmek için iyileşmesini “söylerse de, Don Quixote artık yeniden Senyor Alonso Quijano olmuştur Sancho’yu tersler, bütün hayallerini reddeder, vasiyetini söyler ve aklı başında bir Hıristiyan olarak son nefesini verir.

(4284)

TEILEN
Önceki İçerikVictor Hugo, Sefiller
Sonraki İçerikSadi, Gülistan