Tarık Buğra, Osmancık

0
1455

 

TANITIM: Tarık BUĞRA’nın “Osmancık” romanı, 1983’te Tercüman’ın 1-111 sayılarında tefrika edildi. 1983’te Ötüken Neşriyat 436 sayfalık baskısını yapar. 1985,1987’te yeni bas­kılar izledi. Eser, 1983 Türkiye Millî Kültür Vakfı’nın edebiyat dalındaki ödü­lüne lâyık görüldü. Dinçer Sümer, romanı oyunlaştırır. Şubat 1985’ten Devlet Tiyatrolarında sahnelendi. Tarık Buğra’nın yazdığı dizi senaryosunu TRT adına Yücel Çakmaklı yönetir ve  “Ku­ruluş” adıyla 1988’de gösterilir.

ROMANIN BÖLÜMLERİ:

Altı ana bölümdür.

Birinci bölümün alt başlıkları: Gün doğmak için batar; İlkbahar selleri; En önemli gerçek ve yaşayan tek gerçek geçen günlerdir; “Ad neme gerek! Ad sana gerek”; Çatışmaların dışında bir adam; Yakın, ırak ne ki?; Vakti gelmeyince güller açar mı?; Rü­yaları aydınlatan şey; Bir kuluçka meselesi.

İkinci bölümün alt başlıklar: “- Ey Osmancık; Tanrı yolunu ve gönlünü ısıtsın; gönlünün, kılıcının gücünü pekiştirsin: haktan, adaletten, insaftan, azim­den garib komasın.”; “- Beğ sen isen, buyur ki, uyalım. Yok a, beğ ben isem baba, oğlunun beğliğini bereleme.”; “- Ulu babam Ertuğrul Beğ Gazi’nin ulu yoldaşı Ak Temür, var tekfüre de ki…”.

Üçüncü bölüm­: Osman Gazi; Nice badem ağacından biri; Aydos kalesi; Kader kalesi!

Dördüncü bölüm: Kaf Dağları uzar gider; Ve, her yolcusuna bir zümrüdanka gerektir.

Beşinci bölüm: Osman Gazi Hân; O Cuma; Ve, bu arada aylar batıyor!

Altıncı bölüm: Dünya’da garib bir yolcu ol; Osman Gazi Hân’dan Kalanlar.

ROMANIN KONUSU:

Osman Gazi’nin tarihteki yerinin ve devlet adamlığının anlatıldığı bu tarihî romanda asıl kahraman da kendisidir. Uçarı ve toy bir delikanlı, bilge Ede Bali’nin kılavuzluğunda olgunlaşır. Kayı boyu beyi Osman Bey, devlet kurunca “Osman Gazi Hân” kimliğiyle tarihe çıkar. “Osmancık” romanı, bu olayların gelişmesini hikâye eder.

Osmancık’ta Tarık Buğra, uzun ömürlü ve uygar devletimizin kuruluş dönemini anlatır ve yorumlar.

OLAY DİZİSİ:

I. Osman gençlik çağındadır. Osmancık ve Kara Osman diye anılır. Şeyh Ede Bali ile tanışınca, öfkesini, benliğini yen­mesine, sabırlı ve kararlı olur. Osmancık, avdan dönerken Aya Nîkola’nın haydutlarından Mihail Kosses ile Kalanoz’u korur. Mihail, Osmancık’ı Harmankaya’daki evine davet eder. Osman, Mihail’in arkadaşı Kalanoz’la nişanlı güzel kız kardeşi Zoe’yla ilgilenir. Beylik kılıcını Ertuğrul Gazi Gündüz Alp’a vermeyi düşünürken Ede Balı farklı görüştedir. Oğuz’un bac vermesi Osmancık’ı kaygılandırır. Osmancık, Ede Balı ile görüşmeye gi­derken kızı Malhun Hatun’u görür ve gönül verir, hemen babasından ister. Şeyh, kötü huylu ve öfkeliye kızını ver­mek istemez. Beklemesi gerektiğini tavsiye eder. Malhun Hatun isteyenlere verilmez. Bekleyen, arınan ve benliğini yenen Osman’a Ede Balı, kızını ver­meğe razı olur.

Kalanoz, Kara Osman’ı öldürtmeye çalışır. Nikeferos, buna Türklerle bozuşmamak için karşı çıkar. Osmancık ile Malhun Hatun düğünle evlenir. Bey olması söylenen Osman ağası Gündüz Tekin varken, çekinir, istemez

II. Şeyh Ede Balı, beyliğin Ertuğrul Gazi’nin önünde töreye göre verilece­ğini söyler. Dervişler, abdallar toplanır, beyliği Osmancık’a verirler. Osman git gide sevilen, sayılan bir beğ olur. Anası Cankız hastalanıp iyileşmesine sevinirler. Osman Beğ çoksevdiği yeğeni Bay Koca’nın iyi yetişmesini sağlar. Bir gün Osman Beğ, Aya Nikola’nın adamlarının Harmankaya’yı basacağını öğrenir. Yaşlılar karışmayalım görüşündedir. Osman Beğ, Konur Alp’ten baskını önlemesini ister. Aya Nikola’nın adamları çekilir. Müslüman komşuları Mihail’in canı ve malı ikinci defa kurtarır. Aya Nikola İnegöl’den Kulacahisar ve Söğüd’e saldırır. Derviş Uruz, bu durumdan kurtulmak için Kulacahısar’ı basmayı önerir. Osman Beğ, oba ve oymak beylerini toplar, görüşür ve izin alır. Söğüd’e yürür. Aya Nikola, İnegöl tekfuru ve Tatarlar hakkında görüşmek isteğini bildirir.. Osman Beğ, Ak Temür ve birkaç kişiyle tekfüre gider. Yirmi beş atlıyı Konur Alp’la korulukta bırakır. Görüşmelerde Osman, Kulacahisar’ı almayı, Tatarları kovmayı ve pazar hakkı elde etmeyi is­ter. Tekfur kabul eder.

III. Aya Nikola’nın saldıracağı haberini alan Osman Beğ, Konur Alp ve arkadaşlarını Kulacahisar’a yürütür. Kaleyi ele geçirenler buyruğa uyarak kimsenin malına dokunmaz, Osman da halka zarar vermeyeceklerini söyler. Söğüd’e döner. Ağır hasta olan anası ölür. Şubat’ta Ertuğrul Beğ Gazi de ölür. Hamile karısı ertesi gün oğlan çocuğu doğurur. İnegöl tekfuru baharla birlikte saldırıya hazırlanır. Mihail, bütün haberleri Söğüd’e ulaştırır. Osman Beğ, oğluna Orhan adını verir. Osman Beğ, boy beylerinden tekfürlerin komşu şehirlere ve pazar yerlerine yapacak­ları baskın ve saldırıya tedbir almalarını ister. Tekfürler, Çavdarlıları kullanmayı planlarlar. Osman Beğ, Müslüman Çavdarlıları da vurmak kararında­dır. Çavdaroğlu savaşmama sözünde durmamıştır. Osman Beğ, bunları yener.

Bânu Çiçek, Bay Koca ile Emine’yi görüştürür sonra evlenirler, Mihail Kosses, bir adamıyla Osman Beğ’e İnegöl’ü basmağa gidecekleri haberinin alındığını ve Aya Nikola kuvvetlerinin Ermeni Beli’nde pusuya hazırlandıklarını bildirir. Bunun üzerine Osman Beğ, kuvvetleriyle Ermeni Beli (İnegöl)ne yürür. Kalanoz’la karşılaşır. Bu çarpışmada Abdullah kolunu yitirir; Bay Koca ise şehit düşer. Osman Beğ, üzgün bir şekilde Söğüd’e döner. Aya Nikola, Adranos, Bidnos, Karacahisar, Aleksius, Yarhisar, Duka, Köprühisar tekfürleriyle İne­göl’de görüşerek Osman Beğ’e karşı ortak haraket etmelerini sağlar. Osman Beğ de Dodurga, Alka Evli, Bayat, Yazır beğlerini Söğüd’de ağırlar. Aya Nikola ve Kalanoz’un Söğüd’e girişlerine engel olmak ve Domaniç’e varmak kararını alır. Domaniç Beli’ni aşarlar ve Bizanslarla karşılaşırlar, çarpışmada Kalanoz, Savcı’yı oğlu Baykoca gibi şehit eder. Osman Beğ, Kalanoz’u da ele geçirir, onunla hesaplaşır, Bizanslıları perişan eder, galibiyetle Domaniç’e döner. Gökçe Bacı, şehitlerin yatmakta olduğu mekânda köy kurar. Osman Beğ, Aydos kalesinin düşürülmesine karar verir, bu sırada ikinci oğlu Alâaddin dün­yaya gelir. Osman Beğ, Aydos kalesi kumandanı Nikeferos’a, Abdullah’ı elçi olarak gönderir. Halka zarar verilmeden, kalenin teslimini ister. Nikeferos, Ab­dullah’ı kaleden aşağı attırır. Osman Beğ, bu durum üzerine öç almaya and içer, Aydos kalesine hücum edilir. Zorlu saldırıya karşılık, kale düşmez. Rum kızı Evdoksiya’nın Rahman’a olan sevgisi ve yardımı sayesinde, günler sonra kale kuşatılır. Çarpışmada Nikeferos kaleden aşağı attırılır ve Aydos’da savaş sona erer. Aydos’un dirlik düzenliğinden Kıyan Selçuk sorumlu olur. Osman Beğ, Nikeforos’tan kalan ganimeti beş eşit parçaya böler, Domaniç’e dönmek ister. Rahman, Evdoksiyan’ın eşi olmasını talep eder. Osman Beğ, sözün Dursun Fakı’ya düşeceğini belirtir. Evdoksiya Müslüman olur, Saniye adını alır. Dodurga’da Ayna Melek’in yanında kalır: dil, töre Öğrenir. Ayna Melek doğumu­nu yapar, bebeğe Bay Koca adı verilir. Rahman’la Sâniye’nin düğünü Doma­niç’le yapılır. Mihail de Müslüman olur ve Abdullah adını alarak Kayıya katılır. Kayı boyu, Bilecik’e girmek ister, fakat Osman Beğ, düşündüğü sebep­ler yüzünden, bunu gereksiz görür.

IV. Osman Beğ’in itibarı her geçen gün artmaktadır. Bu arada oğlu Orhan büyümüştür. Birgün Yeğli pazarında Yarhisar tekfuru Dukas’ın kızı Holofira ile karşılaşır, güzel kıza aşık olur. Bunun üzerine Osman Beğ, Yarhisar’a dünür gönderir; ancak geri çevrilirler, Dukas, kızı Holofira’yı Bilecik tekfuru Aleakes’in oğlu Trakantios’a vermek istemektedir. Osman Beğ, duruma üzü­lür. Harman Kaya’yı düşünen Osman Beğ, Sakarya ırmağını Beştaş’tan aşarak Sorkun’a yürür, Beştaş’ı Kumral Abdal’a verir. Osman Beğ, Mudurnu’yu da sa­vaşsız düşürür; Göynük dolaylarını ve Tarakçı Yeniçerisi’ni çarpışarak alır. Ga­nimetlerden bir kısmını Konya Sultânı’na gönderir, aralarındaki normal ilişki­ler, Konya Sultânı’nın desteğini sağlar. Sultan, Mısır’dan armağan edilen Hazret-i Osman’ın kılıcını Osman Beğ’e armağan eder. Osman Beğ, Göl Falanoz üzerine yürür; kaleyi ve tekfürlüğe bağlı köyleri düşürür. Bu esnada Sâniye’nin oğlu olur, adını Kara Rahman koyarlar. Osman Beğ’in de bir kız çocuğu dünyaya gelir, adını Cankız koyarlar. Osman Beğ, Karacahisar üzerine yürür. Amcası Dündar Beğ, muhalefet eder, bu yüzden onu öldürür, savaşa devam eder: Karacahisar’ı düşürür; Saltuk’u Karahisarla sorumlu bırakır; elde edilen ganimetlerle Domaniç’e döner. Ak Temür, Sultân’ın Söğüd’ü Osman Beğ’e verdiği haberini getirir. Osman Beğ, İnegöl’ü Kayı topraklarına katar. Aya Nikola aman diler, halkı arasında dolaştırarak rezil edilir. Tekfürler, Osman Bcğ’i ortadan kaldırmanın yollarını ararlar.

V. Sultân, Osman Beğ’e bir ferman yollar, Söğüd’ü, aldığı hisarlara Eskişe­hir’i de katarak bir sancak hâlinde ve vergi dışı tutarak Osman Beğ’e bıraktığını belirtir. Dursun Fakı, kadılığa getirilir. Osman Gazi Hân. Alkates ile Dukas’ın, Holofira’nın düğünü için çağrılarına uyarak Çakırpınarı’na hareket eder; orada pusuya düşürülür. Bilecik’e doğru. Kaldırık Deresi’ne kadar yayılan savaş alanından Dukas kaçar. Alkates’i Osman Gazi Hân ilk hamlede öldürür: düşmana karşı üstünlük sağlanır. Bu çarpışmada Gökçe Bacı da şehit olur. Yarhisar’ın kapıları açılır. Dukas, ele geçerilir, ancak kızı Holofira’dan dolayı bağışlanır. Holofira, Orhan’ı tercih eder ve kalır. Osman Gazi Hân, Holofira’yı Aybike ile Söğüd’e gönderir, orada Nilüfer adını alır. Orhan, Aybike ve İlalmış’ın nikahlarını kıyıdırır, düğünleri yapılır. Osman Gazi Hân, Eskişehir’in sorumluluğunu, ağabeyi Gündüz’e, Yarhisar’ınkini Konur Alp’a verir, İnegöl’ün sorumlusu ise, Turgut Alp olur. Orhan’a da Sultanönü’nün yönetimi bırakılır. Alâaddin Bey, anası ve bacısı ile Şeyh EdeBalı’nın denetiminde Bilecik’te kalır. Bursa ile İznik arasında kalan Zisimo köyü yurt edinilir, onarılır ve adı Yenişehir olur. Konya göçmenlerine kucak açılır. Osman Gazi Hân, yaş­lanmış ve dinlenmeğe çekilmiştir. Alâaddin, babasına Şeyh Ede Balı’nın ağır hasta olduğunu söyler. Bilecik’e giderler, Ede Balı ölür. Osman Gazi Hân, Benliboz ve tayı ile ilgilenmeye başlar, çok geçmeden, yaşlanmış olan biricik atı Benliboz ölür, buna çok üzülür. Osman Gazi Hân, ömrünün son yıllarında Bursa’ya göz koymuştur. öldüğünde, Gümüş Kubbe’nin altına gömülmeyi düşlemektedir. Önce İznik ile Kara Tegin’in alınmasını ister. Orhan Beğ, İznik’e girer, iyi karşılanır, halkın bir kısmı kendiliğinden Müslüman olur. Orhan Gazi erleri İznikli kızlarla nişanlanır­lar. Hacı Hasan, Şeyh Ede Balı’nın yerine şeyh tayin edilir. İznik’in düşüşü, Bi­zans imparatorluğunu sarsar. İki ordu Koyun Hisarı önünde karşılaşır. Bu sa­vaşta Gündüz Beğ’in oğlu Aydoğdu, şehit düşer. Adranos tekfuru ele geçirilir ve parçalanır. Bursa’da çetin ve uzun süren çarpışmalar yapılır. Nilüfer Murat’ı doğurur. Ildız Hatun vefat eder. Osman Gazi Hân’ın Benliboz’dan sonraki atı olan “İkinci” de ölür: seçtiği yeni at “Günışığı”dır. Osman Gazi Hân, yakınlarıyla Yenişehir’e döner, rahatsızla­nır, Malhun Hatun, Bursa kuşatmasını yöneten Orhan Beğ’e gelmesi için haber salar. Orhan Beğ gelir, durumdan habersiz olan Osman Gazi Hân kuşkulanır, rahatsızlığı için geldiği anlaşıldıktan sonra, oğlu Orhan Beğ’e Gümüşlü Kubbe’nin altına konulmasını ve Bursa’yı almasını vasiyet eder.

VI. Bursa’nın alındığı haberini duyan Osman Gazi Hân ruhunu teslim eder.

(Hüseyin TUNCER, Edebiyat Araştırma ve İncelemeleri, İzmir 1999, s.209-215)

Tarık BUĞRA (1918-1994). Konya Akşehirli. Liseyi Konya’da bitirip İstanbul’da Tıp ve Edebiyat Fakültelerinde başladığı yüksek öğrenimini tamamlayamadı. Memleketinde Nasrettin Hoca gazetesini çıkararak yazarlığa başladı. Hikâyeleriyle tanındıktan sonra da romanlar ve tiyatrolar yazdı. Sanatta hürriyetçi görüşe bağlı. Kasabayı anlatmada daha başarılı. Gazetelerdeki köşe yazıları da toplandı. ROMAN: Küçük Ağa, Dönemeçte, Yağmur Beklerken, İbişin Rüyası. HİKÂYE: Hikâyeler. TİYATRO: Akümülatörlü Radyo, Ayakta Durmak İstiyorum.

(18701)