Necip Fazıl Kısakürek’ten Seçmeler

0
433

Çemberlitaş’taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi’nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü 1924’te bitirince iki yıl Paris’te felsefe öğrenimini geliştirdi. Bohem yaşayışını yurda dönünce de sürdürdü.

1. SEN (1973)

Senden, senden, hep senden,

Akisler aynalarda.

Göğe çıksam mahzenden;

Hasretim turnalarda.

Seni buldum bulduysam;

Gökten bir davet duysam!

Ben ki, suçumu yuysam,

Su biter kurnalarda.

Garibe sensin vatan,

Nur yurdunu aratan!

Sensin, sensin yaratan

Rahmeti analarda.

2. BENDEDİR (1936)

Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan,

Kime ne, aşılmaz duvar bendedir.

Süslenmiş gemilir geçse açıktan,

Sanırım gittiği diyar bendedir.

Yaram var, havanlar dövemez merhem;

Yüküm var, bulamaz pazarlar dirhem.

Ne çıkar, bir yola düşmemiş gölgem;

Yollar ki, Allaha çıkar, bendedir.

3. TABUT (1930)

Tahtadan yapılmış bu uzun kutu;

Baştarafı geniş, ayak ucu dar.

Çakanlar bilir ki, bu boş tabutu,

Yarın kendileri dolduracaklar.

Her yandan küçülen bir oda gibi,

Duvarlar yanaşmış, tavan alçalmış.

Sanki bir taş bebek kutuda gibi,

Hayalim, içinde uzanmış kalmış.

Cılız vücuduma tam görünse de,

İçim, bu dar yere sığılmaz diyor.

Geride kalanlar hep dövünse de,

İnsan birer birer yine giriyor.

Ölenler yeniden doğarmış; gerçek!

Tabut değildir bu, bir tahta kundak.

Bu ağır hediye kime gidecek,

Çakılır çakılmaz üstüne kapak?

4. DAĞLARDA ŞARKI SÖYLE (1931)

Al eline bir değnek,

Tırman dağlara, şöyle!

Şehir farksız olsun tek,

Mukavvadan bir köyle.

Uzasan, göğe ersen,

Cücesin şehirde sen,

Bir dev olmak istersen

Dağlarda şarkı söyle!

5. AYDINLIK (1923)

Uyan yârim, uyar, söndü yıldızlar,

Gün, karşı tepeden doğmak üzredir.

Her sabah güneşi seyreden kızlar,

Mahmur gözlerini oğmak üzredir.

Uyan yârim, sesler geldi derinden,

Karanlık, oynadı, koptu yerinden;

İlk ışık, kapının eşiklerinden,

Şimdi bir gölgeyi koğmak üzredir.

Sevgilim, kapını çaldı aydınlık,

Baygın gözlerimi aldı aydınlık,

İçimdi tıkanda, kaldı aydınlık,

Bu aydınlık beni boğmak üzredir.

6. NAKARAT (1940)

Küçükken derdi ki dadım:

Çoğu gitti, azı kaldı.

Büyüdüm, ihtiyarladım,

Çoğu gitti, azı kaldı.

Vur kazmayı dağa Ferhat!

Çoğu gitti. azı kaldı.

Kişne kır at, kişne kır at!

Çoğu gitti. azı kaldı.

Doğar bir gün benim günüm,

Çoğu gitti. azı kaldı.

Kırk gün, kırk gece düğünüm,

Çoğu gitti. azı kaldı.

Ektik, ektik, yetişecek,

Çoğu gitti. azı kaldı.

Bütün yollar bitişecek.

Çoğu gitti. azı kaldı.

Bir gün anlaşılır şiir;

Çoğu gitti. azı kaldı.

Ekmek gibi azizleşir,

Çoğu gitti. azı kaldı.

7. BİZİM YUNUS (1972)

Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;

Okunu kör nefsin, kılıçla çelmiş…

Bizim Yunus,

Bizim Yunus..

Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;

Ölüm dedikleri perdeyi delmiş..

Bizim Yunus,

Bizim Yunus..

Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;

Eli katile de kalkamaz elmiş…

Bizim Yunus,

Bizim Yunus..

Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;

Zaman, onun kemend attığı selmiş…

Bizim Yunus,

Bizim Yunus..

Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;

Toprakta devrilmiş, göğe çömelmiş…

Bizim Yunus,

Bizim Yunus..

Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;

Sayıları silmiş, BİR’e yönelmiş

Bizim Yunus,

Bizim Yunus..

Necip Fazıl KISAKÜREK (1905-1983) Şair.

Çemberlitaş’taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi’nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü 1924’te bitirince iki yıl Paris’te felsefe öğrenimini geliştirdi. Bohem yaşayışını yurda dönünce de sürdürdü. 1928-1939’da bankalarda müfettiş ve muhasebe müdürü;1939-1943’te kolej ve üniversitelerde öğretmen oldu. 1943’ten sonra Büyük Doğu dergisini yayınlar ve kalemiyle geçinir. CHP’ye muhalet eder. Yargılanır, hüküm giyer. Gazete, dergilerde sürekli yazdığı gibi 1962’den sonra Anadolu’yu dolaşarak konuşmalar yapar.

ŞİİR: Kaldırımlar, Çile.

OYUN: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Reis Bey, Siyah Pelerinli Adam, Yunus Emre.

(5292)