Arif Nihat ASYA’dan Seçme Şiirler

0
928

 

ARİF NİHAT ASYA (1904-1975). İlk ve orta öğrenimini yoksunluklarla tamamlayıp İstanbul Yüksek öğretmen Okulu’ndan mezun olur (1927). Anadolu ve Kıbrıs’ta öğretmenlik görevini yapar. Milletvekili de seçilir. Milli duygu ve değerleri eserlerinde işler ŞİİR: Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor, Kökler ve Dallar, Şiirler.

1. DESTAN

O zaferler getiren atların

Nalları altındanmış;

Gidişleri akına,

Gelişleri akındanmış.

Yolları eline dolıyan;

Beldeler, ülkeler avlıyan

Süvarileri varmış ki,

Oğuz, Bilge, Süleyman’mış

Bize bin yıllık armağan

Şu parıltı kılıçlarından

Ve şu serin, kuytu gölge

Kanatlarındanmış.

Kimi kılıç dövülen al külçeden,

Kimi güllerin al açtığı bahçeden,

Kimi dağların yoğrulduğu

Şu mor yığındanmıs.

Tufanında, borasında,

Gürüldemiş gökler…

Ve yerle gök arasında

Dağlar kımıldanmış…

Gönül vermişler aya;

Hükmetmişler toprağa, suya…

Tanrı’yla akrabalıkları

Yakındanmış.

Zembereğim kuran

Onlarmış bu dünyanın…

Onlar ki kurt doğuran

Obaların kanındanmış.

Ve zaferler getiren atların

Nalları altındanmış.

2. BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

Ziya İlhan Zaimoğlu’na

Şehitler tepesi boş değil,

Biri var, bekliyor…

Ve bir göğüs nefes almak için

Rüzgâr bekliyor.

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye,

Yattığı toprak belli,

Tuttuğu bayrak belli.

Kim demiş Meçhul Asker diye?

Destanını yapmış, kasideye kanmış

Bir el ki ahretten uzanmış,

Edeple gelip birer birer

Öpsün diye faniler.

Öpelim temizse dudaklarımız…

Fakat basmasın toprağına

Temiz değilse ayaklarımız.

Rüzgârını kesmesin gövdeler…

Sesinden yüksek çıkmasın

Nutuklar, kasideler!

Geri gitsin alkışlar, geri…

Geri gitsin ellerin

Yapma çiçekleri!

Ona oğullardan, analardan

Dilekler yeter…

Yazın sarı, kışın beyaz

Çiçekler yeter.

Söyledi söyleyenler demin…

Gel süngülü yiğit, alkışlasınlar,

Şimdi sen söyle, söz senin!

Şehitler tepesi boş değil,

Toprağını kahramanlar bekliyor…

Ve bir bayrak dalgalanmak için

Rüzgâr bekliyor.”

Destanı öksüz, sükûtu derin

Meçhul Askerin…

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;

Yattığı toprak belli,

Tuttuğu bayrak belli…

Kim demiş Meçhul Asker diye?

3. BAYRAK

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü…

Kızkardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,

Işık ışık, dalga dalga bayrağım,

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın

Mezarını kazacağım.

Seni selâmlamadan uçan kuşun

Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…

Gölgende bana da, bana da yer ver!

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:

Yurda ay-yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün

Kızıllığında ısındık;

Dağlardan çöllere düşürdüğü gün

Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;

Barışın güvercini, savaşın kartalı…

Yüksek yerlerde açan çiçeğim;

Senin altında doğdum,

Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, herşeyim;

Yer yüzünde yer beğen

Nereye dikilmek istersen,

Söyle, seni oraya dikeyim!

4. DAĞLAR

Çekmece’den Maltepe’den ileri

Gitmemiş Sâdâbâd çelebileri

Alem tepesine Alem dağ derler…

Böyle bilmiş, böyle yazmış eserler.

Dağlar var karanlık, dağlar var beyaz.

Korka korka eteğinden öper yaz;

Ağrıdağ, Babadağ, Gâvurdağ, Ilgaz

Kubbelerdir… dolaşılır, aşılmaz.

Tendürük’te, Kop’ta, Palandöken’de

Kurtlann payı var gelip gecende…

Ki alırlar vermek istemesen de!

Dağlar var, tahtından inmiyen sultan

Dağlar var, yapılmış bundan, buluttan..

Dağlar var ki Bingöl, Binboğa, Süphan,

Medetsiz’ler, Mor’lar, Nur’lar, Yıldızlar;

Kara’lar, Kızıllar, Bozlar, yağızlar…

Karla dolar «İmdat» diyen ağızlar;

Yollar kesen, haraç alan dağlar var.

Bolkar’da çamların sakızı damlar…

Ve bir yıldız düşer, tutuşur çamlar…

Bir kızıl şehrayin olur akşamlar…

Tacı olan, tahtı olan dağlar var.

Tüter Sarıçiçek, burcu burcudur,

Akşamları ya mor, ya turuncudur.

Ve kışın dünyanın öbür ucudur…

Sarkarken Cudi’nin karları dal dal

Bağdaş kuradursun yollara Karhal!

«Ferman padişahın, dağlar bizimdir;»

Dedi yerde bir kurt, gökte bir kartal.

Dönmez misiniz ey yolda kalanlar;

Yolcular, garipler, garip çobanlar;

Allahüekber’de tekbîr alanlar?

Ovalar, konaklar, yollar aşın

Birbirini selâmlıyan dağlar var.

Dağlar var, batının yangınında kor…

Dağlar var adları Nemrut, Balahor…

Kayışdağ kim, Alemdağ kim oluyor?

Lâkin ufukları görünce yoksul

Dağ yerine kubbe yapmış İstanbul;

Kurşun şamdanlarda mumlar fildişi..,

Ki pırıltıları sularda pul pul.

5. TEPELER

Çadırtepe, Dumlupmar,

Türbetepe, Adatepe…

Ki üstlerinden bir bulut

Geçti güller serpe serpe

Türbe, otağ, kubbe, eyvan.

Adları Dicle’de Seyran,

Fırat yollarında Aslan,

Çukurova’da Kurttepe.

Kültür, Tınaz, Dua, Fikir…

Say sayabilirsen bir bir

Kemerlerdir, kubbelerdir

Bir yeni imana gebe.

Uzar sınırlar aşırı

Tepelerin kervanları;

Biri mordur akşamları.

Biri şafaklarla pembe.

Süslemişler yurdu yer yer.

Ki çocuğun geçer gider

Rüzgârlar alnını, seller

Eteğini öpe öpe.

Lâle, Menekşe tepesi…

Fakat hepsinin kubbesi

Allahüekber dağında

Allahüekber tepesi.

6. NİNNİ

Perilerin, meleklerin

Üflediği altın neyler

Huhusu güvercinlerden

Gelecek ninniyi söyler.

Yuva olun yavruma ey

Pamuklar, ipekler, tüyler!.

Yıldızlar damla damla süt.

Bir anne yüzüdür aylar.

7. MASALLARLA

Benim de bir annem olsa annemin

Beşiğini seve seve sallardım;

Gülse güller açılırdı içimde

Ve ağlasa inci inci ağlardım.

Isılda ey mavi saray ışılda:

Pırıl pırıl şehnişinler, kapılar…

Senin kırk gün, kırk gecelik düğünün,

Benim kırk gün, kırk gecelik yasım var

Sesler gelir sarnıçların dibinden:

— Çıkayım mı, çıkayım mı?

Çık da gör!

Bir yakılmış, bir yıkılmış yerdeyiz…

Daha neler yıkacaksın yık da gör!

Çağlar yüksük dolusuymuş ve hayat

İki iğne bir çuvaldız boyu yol…

Söyle anne: neye yarar niçindir

Demir çarık, demir asa, demir kol?

Oğlun oldum ey anneler annesi…

Türküce de masalca da bilirim,

Şehnişinden sarkıtırsan saçını

Saçlarına tırmanarak gelirim.

ARİF NİHAT ASYA (1904-1975). İlk ve orta öğrenimini yoksunluklarla tamamlayıp İstanbul Yüksek öğretmen Okulu’ndan mezun olur (1927). Anadolu ve Kıbrıs’ta öğretmenlik görevini yapar. Milletvekili de seçilir. Milli duygu ve değerleri eserlerinde işler

ŞİİR: Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor, Kökler ve Dallar, Şiirler.

(Sakin Öner, Arif Nihat Asya, Toker Yayınları, İstanbul 199..)

 

(12195)