Lewis Carroll, Alice Harikalar Diyarında

0
1230

KİŞİLER, KARAKTERLER:

 

ALİCE: Victoria çağında, küçük, terbiyeli bir kız; her şeyi öğren­mek ister.

 

BEYAZ TAVŞAN: Sinirli, zarif ve çok endişeli,

 

DÜŞES: Son derece çirkin bir yaratık; Kraliçeden ölesiye kor­kar.

 

KRALİÇE:  En çok sevdiği  söz: “Kafasını  kesin!”dır.

 

CHESHİRE KEDİSİ: Bütün yüzünü kaplayan gülümsemesi ile, iste­diği ân görünebilir ve kaybolabilir.

 

ÇILGIN ŞAPKACI: Çılgın Çay Partisinin ev sahibi.

 

 

OLAY ÖRGÜSÜ, ÖZET:

 

Sıkıntılı bir öğle sonu, Alice, kız kardeşinin omuzlarına yaslanarak yarı uyur bir halde elindeki kitabı okurken, aniden beyaz bir Tavşan görür. Par­tiye gitmek için giyinmiş Tavşan, cep saatine ba­kar ve geç kalmaktan endişe eder. Meraklı Alice, Tavsanın peşine takılır. Bir tarladan geçerlerken birdenbire ayağı bir çukura kayan Alice, çukurun içine yuvarlanır ve nihayet bir yığın yaprak üzerinde durur. Orada tekrar Tavşanı görür, fakat ona ba­zı şeyler sormadan önce, Tavşan Alice’i telaşla gö­türür ve çok sayıda kilitli kapılarla çevrili uzun bir salonda bırakır.

Cam bir masa üzerinde altın bir anahtar gören Alice, kapıların en küçüğünü açar. Açık kapı­dan fıskiyeli serin bir bahçe görür, fakat kendisi kapıdan geçemeyecek kadar uzun boyludur. Masa üzerinde, etiketinde “Beni iç” yazılı bir şişe görür. Alice, şişedekini içer ve hemen 25 santim küçülür. Fakat yine bahçeye giremez, çünkü anahtarı aptal­casına masanın üzerinde bırakmıştır ve şimdi masa üzerindeki anahtara ulaşamamaktadır.

 

Masanın altında da üzerinde “Beni ye,” yazılı bir kurabiye görür. Kurabiyeyi yer ve derhal 2 met­re 70 santim boyunda bir dev olur.

 

Alice, tekrar Beyaz Tavşanı görür. Onunla konuşmak istediği zaman, hayvan kaçar. Bu arada eldivenlerini ve yelpazesini yere düşürür. Alice, onları alır ve yelpazenin boyunu tekrar küçülttüğünü görür. Beyaz Tavşan geri döner ve çılgıncasına eldivenlerini arar. Alice’i bir hizmetçi sanan Tavşan, sert bir sesle, bir çift eldiven getirmesini ister. Ali­ce itaat eder ve ağaçlara doğru koşar. Üzerindeki tabelâda “B. Tavşan” yazılı küçük bir beyaz evin önünde durur.

 

Tavşanın evinde,”bir çift yeni eldiven ve yelpaze bulur. Ayrıca çok cazip bir şişe de görür. Ali­ce dayanamaz, şişenin içindekini içer ve derhal bü­yümeğe başlar. Bu defa, boyu Öylesine uzar ki eve sığabilmek için, bir ayağını bacadan, bir kolunu da pencereden uzatır.

 

Alice, aniden birinin evin penceresine çakıl taşlan attığını işitir. Bu çakıl taşları, küçük pasta­lar haline gelir ve Alice bu pastaları yiyerek küçü­lür. Böylece Tavşanın evinden dışarı çıkar. Orman­da koşmağa başlar ve dev büyüklükte bir mantarın yanında durur. Mantarın üstünde tembel tembel oturan bir kırkayak nargile içmekle meşguldür. Alice’e kaba bir tarzda hakaret eden kırkayak, şayet mantarın bir tarafını yerse büyüyeceğini, öteki ta­rafını yerse küçüleceğini söyler. Alice, ilkin, öyle-,sine küçülür ki, çenesi ayağına değer. Paniğe kapı­lan Alice, mantarın diğer tarafım da yer ve boynu, t)ir ağacın tepesine ulaşacak kadar uzar ve oradaki bir güvercin de, Alice’i, kuş yumurtası çalan bir yı­lan sanarak haşlar.

 

Alice nihayet gerçek boyunu bulur. Ormanda­ki yürüyüşüne devam eder. Düşes’in kulübesi önü­ne gelir. Burada balığa benzeyen bir hizmetçinin kurbağaya benzeyen diğer bir hizmetçiye, Kraliçe ile kroket oynaması için (tahta topla oynanan bir oyun) Düşes’e bir davetiyeyi verdiğini görür. Gürültüden ötürü zaten kendisini kimse duyamayaca­ğından Alice, kapıyı vurmaksızın kulübeye girer ve Düşes’in, kucağındaki çocuğunu sallayarak uyutma­ğa çalıştığını ve bir aşçının da pişirdiği çorbaya biber koyduğunu görür. Gürültü kulağı sağır edecek derecededir ve biber de, Kraliçeyi, fena halde aksırtır. Şöminenin içinde, ağzı kulaklarına varırcasına, esrarengiz bir tarzda gülümseyen bir Cheshire Kedisi vardır.

 

Düşes,   birazcık   tutması   için   bebeğini   Alice’e  uzatır ve kaybolur. Alice küçük çocuğu susturmağa Çalışırken, çocuğun ağlaması tedricen homurdanmaya dönüşür ve Alice, birdenbire kucağında bir domuz tuttuğunu görür. Hayvan, Alice’in kolları arasından kurtulur ve ormana kaçar. Alice, yukarı doğru bakar ve Kedinin kendisine, ağaç tepelerin­den gülümsedîğini görür. Alice’e Çılgın Şapkacının partisine gitmesini söyler ve ardından, kısım kısım kaybolur, en son kaybolan parçası gülümsemesidir.

 

Çay partisinde Alice, Çılgın Şapkacıyı, Yürüyüş Tavşanını (ki o da çılgındır) ve mütemadiyen çaydanlığa düşen ve kurtarılan uykulu küçük bir Fareyi de görür. Hepsi, Alice’e gayet kaba davranır, çözülmesi mümkün olmayan bilmeceler sorarlar. Nihayet, Fare kendisini dahi uyutan uzun bir hikâye söylemeğe ikna olunur,

 

Alice, partiden kaçar ve bir bahçeye gelir. Bahçıvanlar, Kraliçeyi memnun etmek için konuşan çiçekler ekmekle meşguldürler. Kraliçe, bahçı­vanları, beyaz gülleri kırmızıya boyarken görür ve onların derhal öldürülmelerini emreder ise ele, Ali­ce, onları çiçek taçları arasına saklar. Bu esnada kraliyet geçit resmi başlar, iskambil kağıdından yapılmış askerler ve saray nazırları ardından Düşes,. Beyaz Tavşan ve Kraliçe geçerler.

 

Ardından kraliyet “croquet” oyunu başlar. Sopa olarak canlı flamingolar ve top olarak da kirpi­ler kullanılır. Kavisli kale de, geriye eğilen iskam­bil kâğıtlarından oluşur. Kraliçe, Alice’e bir flamin­go verir ve hemen oynanmasını emreder. Oyunu oy­namak mümkün değildir- Herkes aynı ânda, istedi­ği gibi oynamaktadır. Tam kendilerine vurulacağı sırada, kirpiler çalılar arasına kaçar. Flamingo, ba­şını kaldırarak Alice’e bakar. Kraliçe, bir kimsenin oyununu beğenmediği zaman, “Kafasını kesin!” diye bağırır ve asker-kaleler yerlerinden ayrılır.

 

Cheshire Kedisi meydanda görünerek, Alice’e oyunu nasıl bulduğunu sorar. Alice, sevmediğim söyler ve Kedi, bunun üzerine, meşhur gülümsemesiyle Krala bakar. Kral, Kraliçeye şikâyet eder ve Kraliçe de, Kedinin kafasının koparılmasını emre­der. Fakat artık, meydanda sadece Kedinin kafası göründüğünden, kimse Kedinin kafasının nasıl koparacağını bilmez ve Kedi de böylece kurtulur.

 

Alice, çaresizlik içinde oyunu terk edeceği sırada, Düşes yanına gelir, ve Alice’i deniz kenarına götürür. Alice burada Sahte Kaplumbağa ve Grayphon adında iki hazin karakterle tanışır. Sahte Kap­lumbağa, eğitim devresinde neleri öğrendiğini anla­tır: Sarhoş gibi sendeleyerek bulunduğu yerde dön­mek, kıvranmak, debelenmek, aritmetiğin bütün kı­sımları; ihtiras, dikkati başka yere çekme, çirkinleş­tirme ve alay etme. Bu yaratıklar, Alice’i, İstakoz Quadrille’ye götürürler ve kûmda, onun şerefine çok hareketli bir dans yaparlar.

 

Onlar dans ederken, bir yargılanmanın devam ettiği haberi gelir. Kupa Bacağı (iskambil kağıtlarındaki), Kraliçe’nin tatlısını çaldığından muhake­me edilmektedir. Kraliçe, jüri kendi arasında mese­leyi görüşmeden önce hükmün verilmesi taraftarı­dır. Bir kaç şahit, bildiklerini söylerlerse de, bunla­rın hiç biri muhakeme ile ilgili değildir. (Jüri şun­lardan oluşmuştur: bir fare, dağ gelinciği, bir kur­bağa, bir kirpi ve diğer hayvanlar.)

 

Nihayet, Alice de hâkim huzuruna çağrılır, şahitlik etmesi istenir. Fakat Alice, yargılamanın sah­te olduğunu söyler ve Kraliçe haykırır: “Kafasını kesin!” Fakat Alice Öylesine uzun boylu biri olmuştur ki, elinde olmadan, jürinin bulunduğu platformu devirir, jüriyi oluşturan yaratıklar yere düşer­ler. Onları tekrar yerine oturtan Alice, Kraliçeye, “Önce öldürün, ardından hüküm verin!” prensibi­nin saçma olduğunu söyler. Alice’in kafasının kesil­mesini haykıran Kraliçe, kızgınlık içindedir, fakat artık gerçek boyuna erişen Alice cevap verir: “Seni kim dinler? Siz bir deste iskambil kâğıdından baş­ka bir şey değilsiniz!” Kâğıtlar havaya uçuşur ve Alice’e doğru gelmeğe başlarlar. Hafif bir haykırış koparan Alice uyanır ve iskambil kâğıtlarının, yüzüne düşen yapraklar olduğunu görür. Kız kardeşi kendisini sarsar ve uzun bir zamandan beri uyuduğunu söyler. Alice, rüyasında, Harikalar Diyarında seyahat etmiştir.

 

ELEŞTİRME, DEĞERLENDİRME:

 

Alice kitapları (Alice Harikalar Diyarında ve Aynanın Arasından), hem çocuklar hem erişkinler tarafından okunur. Yazıldıklarından bu yana bir asırdan fazla geçmesine rağmen, hâlâ popülerdirler. Çocuklar, Alice’in vücudunun sihirli bir şekilde de­ğişmesi, karşılaştığı garip yaratıklardan ve kitabın mükemmel bir peri hikâyesi atmosferinden büyük zevk duyuyorlar. Erişkinler, bu kitaplarda, nükteli sosyal hicivler, hayal ve gerçek üzerinde olduğu kadar, çocukların ve erişkinlerin dünyaları hakkında da yorumlar bulurlar.

 

LEWIS CARROLL (1832-1898).İngiliz.

(8963)