Charles Dickens, Oliver Twist

0
1301

KİŞİLER, KARAKTERLER:

 

OLİVER TWİST:

 

FAGİN:

 

NANCY:

 

MİSS MAYLİE:

 

M R. BROWNLOW:

 

BİLLL: Otuz beş yaşlarında, siyah kadife ceketli, pis kurşuni pantolonlu, yarım çizmeli, geniş, şiş baldırlı, pamuk çoraplı, iri yapılı bir adamdır. Kafasında kahverengi şapka, boynunda kirli, renkli bir eşarp vardı. Köpeğiyle dolaşır. Fagin’le çalışır.

OLAY DİZİSİ, ÖZET:

 

1. Oliver’in Çocukluğu: Londra’da düşkünlerevinde bir kadın oğlunu doğurur ve ölür. Bay Mann ile karısı kimsesiz çocukların çıkarcı bakıcılarıdır. Bay Bumble Oliver Twist adlı çocuğu kilisenin bakımevine getirir.

 

2. Oliver Twist’in Büyümesi, Eğitimi, Barındırılması: Babasını ve annesinin kimliğini bulamazlar. Mr.Bumble dokuz yaşına basan Oliver’i doğduğu yetimhaneye götürür.

 

Çocuklar arasında   daha fazla yemek isteme kurası Oliver’e çıkar. O da yöneticiden biraz daha yemek ister. Kilise memuru Bumble de yönetim kuruluna götürür. Kurul   ilanla Oliver’in çırak a verileceğini kararlaştırır.

 

3. Oliver Twist’e Az Kalsın Bir İş Bulunuyordu: Mr.Gamfield’in Oliver’i baca temizleyici çırağı alması yönetimce kabul edilir. Hakimi karşısına çıkarılınca çocuk eşeğini döven adamla gitmek istemez. Yargıç da belgeleri imzalamaz.

 

4. Oliver, Başka Bir İş Teklifi ile Toplum Hayatına Doğru İlk Adımını Atıyor: Yöneticiler çocuğu ticaret gemisiyle göndermek isterler. Mr. Sowerberry Oliver’i cenazeevine alır. Onu  ağıtçı olarak yetiştirir. Charlote temizlikçi, Noah da cenazecidir.

 

5. Oliver’le Noah Kavga Ediyorlar: Noah çocuğa annesinin sokak kadını olduğunu söyler. Oliver de onu döver. Mrs. Sowerberry ile Charlotte Oliver’e saldırıp tartaklarlar. Noah da Mr. Bumble’ı çağırır. Oliver haksız yere kırbaçlanır. Annesinin kötülüğünü kabul etmez.

 

6.Oliver Londra’ya Gidiyor: Mrs. Mann’ın çocuklara baktığı evin önünden geçerken bahçede Dick ile karşılaşır. Küçük çocuk öleceğini duymuştur. Oliver de Londra’ya gitmeye kararlıdır. Dokuz kilometre yürür. Yedinci günün sabahı Barnet kasabasına ulaşır. Jack Dawkins ile tanışır. Düzenbaz diye de tanınan bu delikanlı Oliver’i geceleyin Fagin’in evine götürür.

 

7. Fagin ve Çetesi Hakkında Daha Geniş Bilgi: İhtiyar Yahudi, Oliver uyurken döşemedeki küçük para kutusunu çıkarır, inceler. Oliver’in kendisini gözetlediğini sanır. Bıçakla üzerine yürür. Korkutmak istediği belirtir. Oliver bu kadar serveti sahibi Fagin’in böyle kötü yerde yaşamasını anlayamaz.Düzenbaz ile Charles Bates çaldıkları cüzdanlarla gelirler. Kahvaltı hazırlanır. Oliver’e de hırsızlık provaları yaptırırlar.

 

8, Oliver Yeni Arkadaşlarının Kimliklerini Daha Yakından Tanıyor: Günlerce çalıntı mendillerin markalarını söken Oliver  her sabahki hırsız oyunlarına, uygulamalarına da katılır. Oliver, Düzenbaz ve Charles Bates ile ilk çalma işine çıkar. Kitapçının önündeki yaşlı adamın cebinden mendilini Düzenbaz alır Bates’e verir. İkisi hızla koşup gözden kaybolurlar. Oliver şaşırır. Koşmaya başlar. Yaşlı adam mendilinin çalındığını anlayınca koşan Oliver’i hırsız sanıp bağırır. Bir adam tokatla çocuğu yere düşürür. Yaşlı adam hırsızın Oliver olduğunu sanır. Polis gelir yakalar. Oliver kendisinin ilgisinin olmadığını öteki iki çocuğun çaldığını söylerse de kimse inanmaz,

 

9. Yargıç Fang ve Onun Adaleti Yerine Getirişi: Yaşlı adamla polis çocuğu Adliyeye arka sokaktan sokarlar. Polis Oliver’i görevliye teslim eder. O da çocuğu bir odaya koyar. Yaşlı adam kitap okumaya dalar. Mr. Fang sert bir yargıçtır. Duruşmada Mr. Brownlow adlı yaşlı adam çocuğun hasta olduğunu belirtir. Yargıç numara yaptığını söyler. Oliver dayanamaz yığılır kalır. Mr. Fang onu üç aya mahkum eder. Kitapçı girerek adamın dalgın olduğunu mendilini kimin aldığını tam görmediğine tanıklık eder. Şikayetçi olmadığından çocuk beraat eder. Kitapçı araba çağırır.

 

10. Oliver Kendisine İyi Bir Ev Buluyor: Mr. Brownlow Oliver’i himayesine alır. Pentonville’deki evde iyi bakımla üç günde kendine gelir. Mrs. Bedwin ona bakar. Brownlow çocuğun yüzünün benzerini bulur. Evdeki bir portredir bu.

 

11. Düzenbaz’la Bates Yahudi’nin Yanına Dönüyorlar: Düzenbaz ile Bates çete evine dönerler. Fagin’in sorusuna Düzenbaz “Aynasızlar yakaladı onu” karşılığını verir. Fagin’in elinden kurtulup kızartma çatalıyla ona saldırdı. İhtiyar çevik bir sıçramayla kurtuldu. Mr. Bill’in  gelişi ortalığı sakinleştirir.İçki içer. Oliver’in yerlerini söylemesinden korkarlar. Karakola tanındıkları için gidemezler. Bet ile Nancy gelir. Nancy yaşlı adamın çocuğu aldığını öğrenip eve döner. Bill çıkar. Fagin çocuklara Oliver’i bulmalarını söyler. Saat, mücevher gibi değerli eşyaları elbisesinin ceplerine koyar.

 

12. Mr. Brownlow’un Arkadaşı Mr. Grimwig: Oliver’e Mrs. Bedwin ailesinden söz eder. Kendisini iyi hisseden çocuk çalışma odasına gider. Mr. Brownlow çocuğun öyküsünü dinlemeye başlar. Düşkünlerevi’nden ayrılışını anlatırken dış kapının zili çalınır ve Mr. Grimwig gelir. Adam Oliver’e kuşkuyla bakar, güvenmez. Brownlow çocuğu aşağı gönderir. Kitapları getiren çocuk gidince eski kitapları götürme görevi Oliver’e verilir. Kitapları ve beş poundu çocuğa veren Brownlow, geri geleceğine arkadaşı ise gelmeyeceğine inanır. Gece olur Oliver gelmez.

 

13. Oliver Hırsızların Arasına Dönüyor: Oliver kitapçıya yaklaşınca Nancy tanır ve kardeşi olduğunu evden kaçtığını söyleyerek götürmeye çabalar. Bill de beyaz köpeğiyle oradadır. Kitapları çocuğun kafasına vurur. Dar sokaklarda sürükleyip Fagin’in evine götürürler. Parayı Bill alır. Oliver Fagin’in dizlerine kapanır. Para ve kitapları iyi kalpli adama geri göndermesini ister. Alay edince birden fırlar, bağırır, odadan çıkar. Nancy Bill’in köpeği salmamasını söyleyince itilir. Fagin ve çocuklar da Oliver’i yakalayıp getirirler. Fagin küçük çocuğa sopayla vurur. Nancy sopayı alır yanan ocağa atar. Fağin kızar. Bill de “Kadınlar insanların başına bela getirir.” Der. Oliver’i eski odasına götürüp eski giysilerini giydiren Bates yenilerini alır.

 

14. Yeni Bir Tasarı: Mr. Bumble gazetedeki Oliver Twist’le ilgili ilan üzerine Brownlow’un evine giderek çocuğun yaşadıklarını kötü olduğunu söyler. Brownlow onu susturur, inanmaz.

 

Fagin Oliver’i bir hafta eve hapseder.Kaçan çocukların kötü sonlu hikayelerini anlatır. Fagin Bill’in evine gider. Nancy ile birlikte kalan Bill ile  zengin evindeki gümüş eşyaların çalınmasını tasarlarlar.

 

15. Oliver ve Bill: Oliver kitap okurken Nancy gelir. Birlikte Bill’in evine giderler. Bill tdolu tabancayı çocuğun alnına dayar ve kaçarsa, konuşursa öldüreceğini söyler.

 

16.Chertsey’i Ziyaret: Bill Oliver’i yanına alarak soyacakları evin bulunduğu semte araba ve yürüyerek giderler. Birahanede akşam olmasını beklerler. Eski bir eve girerler.

 

17. Soygun: Bill,  Toby Crakit ve Barney adlı hırsızlarla soygunu konuşur. Oliver’e cesaretlensin diye içki içirirler. Soyguna girdikleri evdekiler uyanıca tabancayla ateş eden hırsızlar kaçar. Oliver yere düşer.

 

18. Mr. Bumble ile Bir Bayan Arasında Geçen Hoş Bir Konuşma: Oliver’in doğduğu düşkünler evinin müdiresi Mrs. Corney’i kilise memuru Bumble ziyaret eder.  İhtiyar bir kadın Sally’nin ölmek üzere olduğunu ve müdireye bir şey söylemek istediğini bildirir.

 

19. Ölüm Döşeğindeki Bir Kadının İtirafı: Sally, Mrs.Corney’e  doğum yaptıktan sonra ölen kadının altınını aldığını genç kadının çocuğunun kendi adını öğrenince utancını giderebileceğini söylediğini itiraf edip ölür.

 

20. Bill, Oliver’i  dışarı taşır. Toby kaçar. Köpeklerin ve adamların seslerini duyunca bırakıp çayırın öbür tarafına saklanır.

 

21. Oliver Tekrar Kurtuluyor:  Oliver uyanınca sol kolunu kaldıramaz. Güçlükle kalkar. Yağmur altında soymak için girdikleri eve geldi. Mr.Giles çocuğu odasına götürür.

 

22. Yeni Bir Ev Daha: Yaşlı teyzesi ve  on yedi yaşındaki Rose Maylie Oliver’e iyi bakarlar. Kasabada üç geçer. Oliver kuşları yemler, bahçeyle ilgilenir, Rose’un okuduğu kitapları dinler.

 

23. Garip Bir Sır: İlkbahar,yaz geçer. Rose hastalanır. Oliver Dr. Losberne’i çağırmak için yola çıkar. Handa tuhaf bir adamla karşılaşır. Daha sonra Fagin’le konuşurken gördüğünü sayıklar.

 

24. Mr.Bumble ve Yabancı: Oliver’in Fagin’le gördüğü adam düşkünlerevi kilise memuru Mr.Bumble’ı ziyaret eder. Oliveri’in annesinin ölümünü bilen kadını aramaktadır. Adrese kadını getirmesini ister, para verir. İhtiyar kadını getirir. Monks kadına sorular sorar.  Ölen kadından kalan torbayı açar. Bir tutam saç, bir altın ve evelilik yüzüğü çıkar. Yüzüğün içinde Agnes yazılıdır. Bu Oliver’in annesinin adıdır. Adam polise verilmekten korkar kadın ve Bumble’ın gözü önünde torbayı nehre atar.

 

25. Nancy Bir Sır Öğreniyor: Nancy çok zayıflamıştır. Hastadır. Bill Nancy’i Miss Maylie’nin kaldığı Hyde Park yakındaki otele  gönderip çocuğu uzaklaştırmayı ister. Nancy Fagin’den Bill’e para almaya gider.Orada Monks ile karşılaşır.

 

26. Miss Maylie’i Ziyaret:  Nancy, Bill içki içip sızınca dışarı çıkarak otele gider. Maylie ile tanışır. Monks’un Oliver’i yok etmek istediğini  anlatır.  Her pPazar gecesi on bir on iki arasında Londra köprüsünde bekleyeceğini söyler.

 

27. Eski Dostlar Karşılaşıyor: Oliver Rose’a Mr. Brownlow’u ziyaret etmeyi önerir. Giderler. Teyze ile Oliver arabada beklerler. Rose Browlow’a Oliver’in başından geçenleri anlatır. Monks’u bulmak gerekmektedir.

 

28. Geceyarısı Randevusu: Bill, Nancy’nin  ilk Pazar evden çıkışını önler.  Afyonla Bill’i uyutan Nancy sonraki Pazar Londra köprüsünde Mr. Brownlow’a bildiklerini anlatır. Monks’u polise teslim etmeyi kararlaştırırlar.

 

29. Nancy Öldürülüyor: Bates Nancy’i köprüde iki kişiyle konuşurken gördüğünü Fagin ve Bill’e anlatır.  Bill Nancy’e saldırır, tabancayla kafasına vurur. Nancy dua eder. Bill sopayla vurarak kızı yere yıkar.

 

30, Bill Kaçıyor: Bill kızı öyle bırakıp giyinir, köpeğiyle çıkar. Köpeğinin ayağına taş bağlayıp nehre atmayı düşünür. Başaramaz. Fransa’ya kaçmayı planlar.

 

31. Monks Yakalanıyor: Mr. Brownlow’un arkasından eve Monks gelir. Monks Oliver’in üvey kardeşidir. Brownlow Monks’un babasından her şeyi öğrendiğini açıklar. Monks’a mirasın yarısını alması için evraklar imzalatır. Bumble’ı çağırır, kötü niyetli olduğunu kilise memurluğu yapamayacağını bildirir.

 

32. Bill’ın Ölümü: Toby ile Bates saklanmaktadır. Fagin yakalanır. Nancy’inin cesedini tanıyan Bet hastaneye kaldırılır. Köpek yalnız gelir. İki saat sonra da Bill gelir. Bates Bill’e karşı gelir. Onu bir odaya kapatırlar. Polisin gelince çatıya çıkarlar. Bill ipi bacaya bağlar asılıp inecektir. Nancy’nin gözlerini görünce sendeler. İp boynuna düğümlenir. Boşluğa düşer. İpi asıl kalır.

 

33. Hikayenin Sonu: Fagin’i idamından önce Brownlow ile Oliver ziyaret ederler. Monks’tan aldığı belgelerin yerini Oliver’in kulağına söyler. Fagin öldükten sonra Bates iyi bir insan olur. Monks Amerika’ya gider, parasını tüketir, hapishanede ölür. Oliver Mr. Brownlow’un korumasındadır. Kasabada Rose’ların evine yakın bir eve taşınırlar.

 

 

 

METİN: 26. MISS MAYLIE’I ZİYARET

 

Ertesi gün Bill kendini biraz daha iyi hissetti ve Nancy, ona Fagin’in verdiği para ile yiyecek bir şeyler almak üzere çarşıya çıktı.

 

Bill bir hayli içmişti.

 

O gece Bili Nancy’ye:

 

— Fagin haklı. Hayalete benziyorsun. Haydi şu eski haline dön. Yoksa suratını öyle bir şekle sokacağım ki, istesen de eski halini bulamayacaksın. Bana bir bardak da­ha içki ver, dedi.

 

Nancy konuşmadan denileni yaptı ve Bill’in içki içişini seyretti. Adamın gözleri bir kapanıyor bir açılıyordu. Bir ara yine kapandı ve iki üç dakika sonra korkulu bakışlarla yerinden fırladı. Sonra yine başı arkaya düştü ve derin, ağır bir uykuya daldı.

 

Nancy ayağa kalkarken:

 

— Nihayet içki onu uyutabildi. Hemen gitmeliyim, yoksa geç kalırım, diye kendi kendine mırıldandı.

 

Saat onu vurduğunda Hyde Park’ın yanındaki o aile otelinin giriş salonuna girmişti: Uşaklardan biri:

 

— Ne istiyorsunuz? Burada işiniz ne? Diye sordu.

 

Adam onun solgun yüzünü ve üzerindeki o eski  püskü elbiseleri görmüştü.

 

— Burada kalan bir bayanla görüşmek istiyorum, dedi.

 

— Bir bayanla mı? Adı ne?

 

— Miss Maylie.

 

Uşak yukarı çıktı. Az sonra adam geri dönüp Nancy’nin kendisini takip etmesini söyledi. Adam onu küçük bir odaya aldı. Maylie oradaydı.

 

Rose tatlı bir sesle:

 

— Görmek istediğiniz benim. Buraya neden geldiği­nizi söyler misiniz? dedi.

 

Kızın o kibar davranışı, sevgi dolu sesi Nancy’yi şaşırttı. Ağlamaya başladı.

 

— Bayan, bayan! Sizin gibi birine dünyada rastlamak zordur. Siz bulunmaz bir insansınız.

 

— Oturun. Eğer başınız dertte ise size seve seve  yar­dım ederim. Lütfen oturun.

 

— Ayakta durayım, bayan. Kapı kapalı mı?

 

— Evet, neden sordunuz?

 

— Çünkü hem kendi hayatımı hem de başkalarının hayatlarını elinize teslim ediyorum. O gece Mr. Brownlow’un evinden çıkan Oliver’i alıp Fagin’e götüren kız be­nim.

 

— Siz mi?

 

— İşte ben o tehlikeli, korkunç insanım. Hırsızların arasında  yaşıyorum.  Şimdiye  kadar hep  bu  insanların içinde oturdum. Başka bildiğim bir hayat yok.

 

— Size acıdım. Duyduklarım karşısında kalbim  pa­ramparça oldu.

 

— Tanrı gösterdiğiniz iyilikten dolayı sizi korusun. Bil­seniz bazen nasıl durumlarla karşılaşıyorum, o zaman ba­na daha çok acırsınız. Benim burada olduğumu duysalar beni tek kurşunla öldürürler. Size duyduğum bir şeyi söylemeye geldim. Monks adında birini tanıyor musunuz?

 

— Hayır.

 

— O sizi tanıyor ve burada olduğunuzu biliyor. Ben de onun vasıtasıyla sizi buldum.

 

— Bu adı hiç duymadım.

 

— Belki başka bir adı daha vardır. Bunu daha önce de düşünmüştüm. Dün gece onun Fagin’le konuştuklarını duydum.  Oliver’in  burada  oturduğundan  da  haberleri var. Ve tekrar onu ele geçirmeyi tasarlıyorlar. Monks,  Fagin’e para verip Oliver’i geriye döndürüp yeniden çeteye sokmak istiyor.

 

— Ama niçin?

 

— Pek anlayamadım.  Konuştuklarının hepsini  duy­mam imkânsızdı.  Monks, Fagin’e, “Oliver’in doğumuna ait gerçek, nehrin dibinde yatıyor, dedi. Sonra Oliver’le il­gili bir meselesinden bahsettiler.

 

— Bütün bunlar nedir anlayamadım.

 

— Gerçeği anlatıyorum size bayan. Belki bunları be­nim    ağzımdan    duyduğunuz    için inanmayabilirsiniz.Monks, Oliver’in tekrar hırsız olmasını ve birini öldürme­sini   istiyor.   Böylelikle   çocuğun   hayatını   mahvedecek. Monks, “Ancak bu şekilde kardeşim Oliver’in sonu gele­cek” demişti.

 

— Ağabeyi mi?

 

— Bayan bu onun sözleriydi. Bilmiyorum. Hava kara­rıyor. Artık eve dönmek zorundayım.

 

— Gitmeyin. Burada kalın.Yanımda olursanız kimse size dokunamaz. Neden polise başvurmuyoruz?

 

— Geri dönmeliyim. Sevgili bayan, geri dönmeliyim. O adamların arasında sevdiğim bir erkek var. Onu yalnız bırakamam.

 

— Peki ben ne yapacağım?

 

— Bu hikâyeyi güvenebileceğiniz birine sır olarak anlatın. O size ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir. Oliver’in hayatı kurtarılmalı. Bütün istediğim bu.

 

— Peki gerekirse sizi nerede bulabilirim?

 

— Sırrımı saklayacağınıza ve buluştuğumuz zaman ya yalnız olacağınıza ya da yanınızda sadece o sırrı açtığı­nız kimsenin bulunacağına dair bana söz veriyor  musu­nuz?

 

— Evet, söz veriyorum.

 

— Eğer ömrüm olursa her pazar gecesi saat on bir­den  on   ikiye  kadar  Londra   köprüsünde yürüyeceğim. Şimdilik hoşça kalın.

 

— Bir dakika durun. Sizi kurtarmam mümkünken ne­den yine o hırsızların arasına dönüyorsunuz? Ya burada kalın ya da size bir miktar para vereyim bununla kendini­ze iyi bir gelecek sağlayın. Size yardım etmek istiyorum.

 

Nancy hıçkırarak:

 

— Tek kuruş istemem. Bir an önce hayatıma son verseniz bana daha çok iyilik etmiş olursunuz. Ben bir hiçim. Tatlı bayan. Tanrı sizi korusun! dedi.

 

Kadın başını çevirdi, kendi perişan haline ağlayarak odadan çıktı.

 

(Charles Dickens, Oliver Twist, İstanbul 2000, s.122-123)

 

 

 

CHARLES DICKENS (1812-1870) Küçük bir memurun sekiz çocuğundan biridir. Babası borçlarını ödeyemeyince hapse atılır. On iki yaşındaki Charles de ayakkabı boyası fabrikasında çalışır. Noterde, gazetelerde çalışır. 1838’de Oliver Twist’i yayınlar. Anılarını işlediği ve en ünlü eseri David Copperfield’i de 1849’da yazdı, bastı. Gerçekçi romanın öncüsü sayılır. Eserlerindeki kahramanları çevresinden seçer.

(12067)