Türk Bilmecelerinden Seçmeler

A. İNSAN BEDENİYLE İLGİLİ ÖRNEKLER:

Küçük bakkal, dünyayı yutar? AĞIZ

Bir odam var, içinde otuz iki sandalye, bir halı var? Dişler+Dil: AĞIZ

A. İNSAN BEDENİYLE İLGİLİ ÖRNEKLER:

Küçük bakkal, dünyayı yutar? AĞIZ

Bir odam var, içinde otuz iki sandalye, bir halı var? Dişler+Dil: AĞIZ

Ufacık kutucuk, içi dolu incicik? AĞIZ, DİŞLER

Ben giderim o gider, ben varmadan haber eder? AYAKLAR

Altı tavan, üstü tavan, içinde bir kırmızı soğan? DİL

Baldan tatlı, zehirden acı, iyilik yapana duacı? DİL

Ben söylerim kapanır, o söylerken açılır? DUDAKLAR

Güzelde kırmızı nar, çirkinde akla zarar? DUDAKLAR

Keser sapı, kendi yapı, bir ağacın beş budağı? EL

İki çanak yoğurdum var, yarısı ak, yarısı kara? GÖZLER

İki delikten bakar, dünya içine akar? GÖZLER

Başa yapışık, bir sapsız kaşık? KULAK

Sapsız memeli kaşık, içi kıvrık yapışık, memesinde çengeli var, kendisi duvara yapışık? KULAK, KÜPE.

Biz on kardeşiz, en kısamız en şişmanımızdır. PARMAKLAR

Beş türlü yemiş, birbirine ermemiş, üçü gün görmüş, ikisi görmemiş? BEŞ VAKİT NAMAZ

O yanı taş, bu yanı taş, içinde var yüz elli baş? CAMİ

Bir cansız dört canlıya binmiş, bu nasıl iş? CENAZE VE TAŞIYANLAR

Kırk çınar yaprağı, sevdiğim toprağı, ya bunu bilirsin, ya sabah ölürsün? KURAN

Dışından çorap yaptım, içinden kebap yaptım, senede bir gün kestim, yüce bir sevap yaptım? KURBAN

İçi taş, dışı taş, ha dolaş ha dolaş? MİNARE

Niyet etti yatmağa, kıyamette kalkmağa? ÖLÜ

Gökten on iki karpuz düştü, on biri yenir, biri yenmez? RAMAZAN

Bir salkım üzümüm var, yarısı kara, yarısı beyaz, karası yenir, beyazı yenmez? RAMAZAN

Yer altında kilitli sandık? TABUT

Doksan dokuz cemaat, iki müezzin,bir imam? TESBİH

Sarıdır safran gibi, okunur Kuran gibi, ya bunu bileceksin, ya yarın öleceksin? ALTIN

Dağdan gelir homur homur, ayağında koca demir? AT ARABASI

Küçük mezar, her yeri gezer? AYAKKABI

Bilmece bildirmece, resim yapar gündüz gece; duvarlara asılır, her gün ona bakılır; yapar resim bakınca, siler çabuk kaçınca, hatta gülsen sen ona, o da gülüverir sana? AYNA

Bir kızım var, gelen öper, giden öper? BARDAK

Takır takır takraba, içinde var akraba? BEŞİK

Ben giderim, o gider, cebimde tık tık eder? CEP SAATİ

Çınçınlı hamam, kubbesi tamam, bir gelin aldım, babası imima? ÇALAR SAAT

Sürdüm kabardı, çektim geberdi? CEZVE-KAHVE

Hep içeri, hep içeri, başı dışarı? ÇİVİ

Bir çocuğum var şapkalı? ÇİVİ

Derisi kalın eşek derisi, hoş gelir kulağa uzaktan sesi? DAVUL

İnim inim inler, cümle âlem dinler? DAVUL

Bilmece, bilmece, birbirine iliştirmece? DÜĞME

Dört ayaklı, bir kulaklı? EKMEK TAHTASI

Parmağı var, canı yok, damarı var, kanı yok? ELDİVEN

Dağı var, taşı yok, köyü var, damı yok, ırmağı var, suyu yok? HARİTA

Tarlada biter, makine diker, her sabah senin yüzünü öper? HAVLU

Ne küçcük bir fino, dünyayı giydirir o? İĞNE

Âleme bezer, kendisi çıplak gezer? İĞNE

Aktır tarlası, karadır tohumu, elle ekilir, dille biçilir? KÂĞIT, MÜREKKEP, YAZI, OKUMA.

Bir kızım var, gelenin elini öper, gidenin elini öper? KAPI

Sapı uzun, beli ince, beden şifa bulur ağza girince? KAŞIK

Ağız içinde dil, haydi bunu bil? KAVAL

Su içinde teknecik? KAYIK

Bir kutuda bin asker? KİBRİT

Altın kantar, et tartar? KÜPE

Gel bize, sereyim altına? MİNDER

Gel bize, otur üstüne? MİNDER

Boyu uzun fidan gibi, teni zambak gibi? MUM

Giyince altın külâhı başına, durmaz, akar gözünün yaşı? MUM

Çık çık eder nalçaçık,iş bitiren akçaçık? PARA

Canı var, kanı yok? SAAT

Ben giderim, o gider, vaktimi belli eder? SAAT

Üç ayaklı, bir bacalı, yer yer doymaz? SOBA

Çaldım çarptım, kapı arkasına attım? SÜPÜRGE

Şim şakıdık, şakıdık, şakı benim elimde, ucu göğe direk oldu, kökü benim elimde? ŞEMSİYE

Sarı sarı sarkar durur, düşerim diye korkar durur? AYVA

Ağaçta kilitli sandık? CEVİZ

Ara beni, bul beni, uğraştırmam çok seni, düşerim ağacımdan, tırak tırak, tırak tırak, çekici al eline, ne tatlıdır içim bak? CEVİZ

Deveden büyük, serçeden küçük; baldan tatlı; zehirden acı? CEVİZ AĞACI, CEVİZ İÇİ, YAPRAĞI

Dal üstünde al yanak oğlan? ELMA

Küçücük kırmızı bir ev, ne kapısı var, ne penceresi, içinde yıldızdan yatak, yatakta beş küçük yavru var? ELMA

Altı tahta, üstü tahta, içinde bir kuru Fatma? FINDIK

Dışı deri gibi, içi darı gibi? İNCİR

Allah yapar yapısını, demir açar kapısını? KARPUZ

Hey ne idim ne idim, samur kürklü bey idim, felek beni şaşırttı, kızgın küle düşürttü? KESTANE

Aldır âlâsı, yeşildir küpesi, bunu bilmeyen eşek sıpası? KİRAZ

Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane? NAR

Sarıdır zerdali gibi, suludur şeftali gibi, ne vallahi zerdali, ne billahi şeftali? PORTAKAL-LİMON

Bak bir sürü çocuk var, peşlerinde kuyruk var? ÜZÜM

Alçacık boylu, kırmızı donlu? DOMATES

Yer altında kırmızı minare? HAVUÇ

Yer altında çocuklu Ayşe? PATATES

Yer altında babam bıyığı? PIRASA

Top toptur amma topaç değildir, kat kattır amma katmer değildir? SOĞAN

Yusyuvarlak, kapkara, yıkanınca ağara, sanki sıçan kuyruğu, padişahlar buyruğu? TURP

Sürdüm şişti, çektim pişti? KAHVE

Boyum uzun, yavrularım düzüm düzüm, saçımdan görmüyor gözüm? MISIR

Çayır çimen atlamış, haşladıkça patlamış, inci dişli, sırma saçlı, yeşil kaplı matlamış? MISIR

Pişirirsen aş olur, pişirmezsen kuş olur? YUMURTA

Yeşil atlas, suya batmaz? ZEYTİN YAĞI

Havada uçar, gölgesi görünmez, sütü yenir, eti yenmez? ARI

Ağır gider yol alır, yükü üstüne bol alır? DEVE

Yer altında evleri var, eğri büğrü yolları var, içlerinde bayrak çeken beyleri var? FARE

Abdest almaz, namaz kılmaz, beş vakti bilmez, ezan okur? HOROZ

Karşıdan gördüm bir taş, yanına gittim dört ayak, bir baş? KAPLUMBAĞA

Yer altında evleri var, eğri büğrü yolları var, ince ince belleri var? KARINCA

Dağdan gelir sekerek, kuru üzüm dökerek? KEÇİ

İki şimşik, iki dimdik, dört pumpik, bir pimpik? KEDİ

Kendi gider hindi gibi, kuyruğu sındı (makas) gibi? KIRLANGIÇ

Bahriyeli sürü asker, yazın gelir, kışın gider? LEYLEK

Karşıdan gelir fil, başında kırmızı gül, canlıdan cansız doğar, cansızdan canlı çıkar, bunun manasını bil? TAVUK

Yer altında yağlı kayış? YILAN

Uzun uzun uzanır, senede bir bezenir? AĞAÇ

Nar tanesi, nur tanesi, dünyamızın bir tanesi? AY

O iki atlı karınca, dönerler birbiri ardınca, yarısı kar (beyaz), yarı mar (yılan:kara), görür herkes dünyaya gelince? AYLAR, GECE-GÜNDÜZ.

Şekere benzer tadı yok, gökte uçar. kanadı yok? KAR

Dağdan gelir, taştan gelir, bir yularsız aslan gelir? SEL

Ay var iken uçarlar (açarlar), gün var iken kaçarlar? YILDIZLAR

Gece baktım pek çok, gündüz baktım hiç yok? YILDIZLAR

Gitti gelmez, geldi gitmez? GENÇLİK, İHTİYARLIK

Üç yüz altmış altı leylek, kırk sekizdir yuvası, on iki yumurtası, iki çıkar yavrusu? GÜNLER, HAFTALAR, AYLAR, DİNİ BAYRAMLAR

Lâmba düştü is yaptı, tabak düştü tan yaptı, annem geldi bul dedi? İSTANBUL

İstanbul’da bir süt pişti, kokusu buraya düştü? MEKTUP

Karşıdan gördüm dev gibi, yanına vardım ev gibi? TREN

Sırtına biner, yorulmadan gider, fakat çok gevezedir, her zaman çan çan eder? TRAMVAY

Bir atım var, yağ yer, su içer, susuz yol da yürümez? VAPUR

( Hzl: Naki TEZEL, TÜRK HALK BİLMECELERİ, MEB. Ankara 1969)