Oscar Wilde, Mutlu Prens - Dünya Masalları

Yazın kuzeydeki şehre gelen kırlangıcın “Mutlu Prens”in yoksullara, muhtaçlara yardım etmesine aracılığını işler. Kibritçi kıza, ressama altınlı, mücevher taşlarını gönderen Prens heykelinin güzelliği git gide kaybolur. Gözlerini de verince kırlangıç düşünde sıcak Nil kıyılarını görse de Prens’ten ayrılamaz ve ölür.

TANITIM: 1.Seçme Hikayeler I, II Çev:Nurettin Sevin, MEB, 2. Mutlu Prens ve Diğer Öyküler, Türkçesi: Oya Alpar, İnkılap Kitabevi, İstanbul 1994, 3.Mutlu Prens, çev: Duygu Uğur, Epsilon Yayıncılık, İstanbul 1998.

İÇİNDEKİLER: 1. Mutlu Prens, 2. Bülbül ile Gül, 3. Bencil Dev, 4. Candan Dost, 5. Olağanüstü Havai Fişek 6. Genç Kral, 7. Yıldız Çocuk, 8. Prensesin Doğum günü, 9. Balıkçı ve Ruhu,

KİŞİLER, KARAKTERLER: İyiler ile kötüler karşılaştırılır.

OLAY DİZİSİ, ÖZET: Yazın kuzeydeki şehre gelen kırlangıcın “Mutlu Prens”in yoksullara, muhtaçlara yardım etmesine aracılığını işler. Kibritçi kıza, ressama altınlı, mücevher taşlarını gönderen Prens heykelinin güzelliği git gide kaybolur. Gözlerini de verince kırlangıç düşünde sıcak Nil kıyılarını görse de Prens’ten ayrılamaz ve ölür.

Bülbül ile Gül’de Doğu aşk efsanesini, Bülbül’ün Gül’e eğilimi ve fedakarlığını anlatır. Bülbül güzel kırmızı gül için kendi kalbini verir.

Olağanüstü Havai Fişek’te sarayda bir eğlence günü görkemli gösteri sırasında fişeklerin öyküleri, konuşmaları ele alınır. Sanatların özellikleri sıralanır.

ELEŞTİRİ- DEĞERLENDİRME:

Bu öykülerin en önemli yanı, bu gün çağdaş insanların bilmediği, unuttuğu dünya harikalarını tekrar gözler önüne sermesidir.Bu günün insanı aklı güzellikten üstün tutmaktadır. Buluşlara övgü yağdırıp,hayalciliği lanetlemektedir. İşte Oscar Wilde’ın öyküleri büyüklere unuttukları güzellikleri küçüklere de sihirli düşleri verir. Çocuk saflığını, duruluğunu bu eserde bulursunuz.

YAZAR:

Oscar Wilde (Oskar Vayld)’ın annesi, İrlanda masalları uzmanıdır. 1954-1900 yılları arasında yaşayan yazar dokuz peri masalını iki oğlu için yazmıştır. Yaşamı ve nasıl yaşanması gerektiğini anlatmaya çalışır. Sevgiyi aşılayıcı bu peri masallarını küçük büyük bütün okurlar etkilenerek okuyabilir.

Şiir, tiyatro, roman yazar. Dorian Gray’in Portresi ünlü eseridir.

METİN: MUTLU PRENS

….

Gerçekten çok iyi kalpli olan kırlangıç "Seninle bir gece daha kalırım. O genç adama da yakut mu götüreceğim?" dedi.

Prens "Ne yazık ki başka yakutum yok. Geriye yalnızca gözlerim kaldı. Binlerce yıl önce Hindistan'dan gelme gerçek birer gök yakut olan gözlerimden başka bir şeyim yok. Gözlerimin birisini çıkar ve o genç adama götür. Gök yakutu mücevherciye satıp, yakacak odun alır ve yazdığı oyunu bitirir," dedi.

Kırlangıç "Sevgili Prens, gözünü çıkartmamam" diyerek ağlamaya başladı.

Prens "Kırlangıç, kırlangıç, küçük kırlangıç sana verdiğim emri yerine getir" dedi. Böylece kırlangıç Prens'in gözünü çıkardı ve genç adamın yaşadığı tavan arasına uç­tu. Çatıdaki büyük delikten kolayca içeriye süzüldü ve odaya girdi.

Genç adam başını ellerinin arasına almış oturuyordu. Kırlangıcın kanatlarını çırpışını duymadı. Başını kaldırıp bakınca solmuş menekşelerinin yanında duran muhteşem gök yakutu gördü.

"Artık benim değerimi anlamaya başladılar. Bir hayranım bırakmış olmalı. Şimdi oyunumu yazıp bitirebili­rim" diye sevinçle bağırdı.

Ertesi gün kırlangıç limana gitti. Büyük bir geminin direğine tüneyip, "Haydi yallah" diye bağırarak kocaman sandıkları halatlarla gemiye çeken denizcileri seyretti. Küçük kırlangıç "Ben Mısır'a gidiyorum" diye bağırdı, ama hiç kimseye sesini duyuramadı. Ay doğunca yine Mutlu Prens'in yanına uçtu. "Sana veda etmeye geldim" dedi.

Prens "Kırlangıç, kırlangıç, küçük kırlangıç benimle bir gece daha kalamaz mısın?" diye sordu. Kırlangıç, "Kış geldi" dedi. "Kısa süre sonra dondurucu soğuklar başlayacak, kar yağacak. Mısır'da ise hava sıcaktır. Güneş, yeşil palmiye ağaçlarını ısıtır. Nehrin çamurlu sularında yatan timsahlar tembel tembel etraflarını seyrederler. Arkadaşlarım şimdi Baalbek Tapınağında yuvalarını kuruyorlar. Pembe beyaz güvercinler de cıvıldaşarak onları seyrediyordur. Sevgili Prens artık gitmem gerek. Fakat seni asla unutmayacağım. Gelecek ilkbahara gelirken sana verdiklerinin yerine iki güzel mücevher getireceğim. Kırmızı ya­kut gülden daha kırmızı, gök yakut ise denizler kadar mavi olacak."

Mutlu Prens, "Aşağıdaki meydanda kibrit satan küçük bir kız duruyor. Kibrit kutularını elinden yolun kena­rındaki su birikintisine düşürdü ve hepsi bozuldu.

Eğer evine para götürmezse babasından dayak yiyeceği için ağlıyor. Çıplak ayaklarında ne çorap ne de ayakka­bı var. Küçük başında şapkası bile yok. Diğer gözümü çı­kar ve ona ver ki babasından dayak yemesin." dedi.

Kırlangıç "Seninle bir gece daha kalacağım, ama benden öbür gözünü de çıkarmamı isteme, o zaman kör olur­sun" diye yanıt verdi.

Prens "Kırlangıç, kırlangıç, küçük kırlangıç, sana verdiğim emri yerine getir" dedi.

Böylece küçük kırlangıç Prens'in diğer gözünü de çıkartıp küçük kızın yanına uçtu. Kibrit satan kızın önünden geçerken, gök yakutu küçük kızın avucuna bıraktı.

Kız "Ne güzel bir cam parçası" diye bağırıp, gülerek evine koştu.

Sonra küçük kırlangıç Prensin yanına döndü. "Artık kör oldun. Bundan böyle senin yanından hiç ayrılmayacağım” diye yanıt verip Prens’in ayaklarının dibinde uykuya daldı.

Zavallı Prens "Hayır, küçük kırlangıç, artık Mısır'a gitmelisin" dedi.

Kırlangıç "Senin yanından hiç ayrılmayacağını" diye yanıt verip Prens’in ayaklarının dibinde uykuya daldı.

….

(Oscar Wilde, Çev.Oya Alpar, Mutlu Prens ve Diğer Öyküler, İstanbul 1994, s. 18-19)